MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...(Kapatılan) 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/01/2014 tarih ve 2012/23-2014/12 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı birleşen davada davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 28/04/2015 günü hazır bulunan davacı-birleşen davada davalı vekili Av.... ile davalı-birleşen davada davacı vekili Av....dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın ... Şubesi'nde hesaplarının bulunduğunu, bu hesaplardan, müvekkilinin 2004 yılında tanıştığı ve birkaç kez birlikte davalı bankaya gittiği ...'na, talimatsız ve usulsüz bir biçimde sahte belgelere dayalı olarak ödemeler yapıldığını, adı geçen hakkında müvekkilinin suç duyurusunda bulunduğunu, aslında müvekkilinin hesabında para bulunması gerekirken usulsüz bu işlemlerle müvekkilinin davalı bankaya borçlandırıldığını, özen yükümlülüğünü ihlal eden davalı bankanın bu nedenle oluşan müvekkili zararından sorumlu olduğunu ileri sürerek, 150.000 TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, ayrıca müvekkilinin ticari itibarının sarsılması nedeniyle de 50.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının talimatı ile hesaplarından ...'na ödemeler yapıldığını, bunun gibi birçok kişiye de davacının yazılı talimatları gereğince ödemede bulunulduğunu, bu ödemeler esnasında davacının birçok kez bankaya gelerek işlem yaptığı gibi hesap dökümlerinin de kendisine verildiğini, davacının dava konusu ettiği ödemelerden haberdar olduğunu savunarak, davanın reddini istemiş, birleşen davada ise davalının kredi hesaplarının kat edilerek kendisine ihtarname gönderildiğini, borcun ödenmemesi üzerine aleyhine icra takibi başlatıldığını, itiraz üzerine icra takibinin durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı bankada birden çok vadeli ve vadesiz mevduat hesabının bulunduğu, davacıya ait iki ayrı hesaptan davacının talimatı ile üçüncü kişilere ödemeler yapıldığı, talimatların hepsinin birbirine benzediği, bazılarındaki imzaların davacıya ait olduğunun tespit edildiği, bu süreçte davacının, davalı banka şubesinde birçok işlem yaptığı, bu işlemler sırasında birçok defa ve büyük miktarlarda yapılan ödemeleri öğrenmemiş olmasının mümkün olmadığı, ticari bir işletme işleten davacının, bankada birçok işlem yaptığı halde hesapları hiç kontrol etmemesinin ve ödemelerin bilgisi dışında yapıldığı iddiasının hayatın olağan akışına ters düştüğü, birleşen dosya yönünden ise davalı birleşen davacı bankanın alacaklı olduğu gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının cari kredi hesap borcu yönünden 3.821,36 TL asıl alacak, 835,92 TL işlemiş faiz, 41,80 TL BSMV olmak üzere toplam 4.699,08 TL alacak üzerinden, kredili mevduat borcu yönünden 4.888,94 TL asıl alacak, 1.069,46 TL işlemiş faiz, 53,47 TL BSMV olmak üzere toplam 6.011,87 TL alacak üzerinden iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davacı-birleşen davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacı tarafça usulsüz olduğu ileri sürülen işlemlerin meblağları, nitelikleri, uzunca bir süre içerisinde yapılmaları ve bu dönemde davacının da usulsüz ödeme yapıldığı iddia edilen hesaplar üzerinde çok sayıda işlem yapması dikkate alındığında davacının, dava dışı üçüncü kişiye davalı tarafından yapılan ödemeleri benimsediğinin anlaşılmasına göre davacı birleşen davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı birleşen davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin asıl davada davacı-birleşen davada davalıdan alınarak asıl davada davalı-birleşen davada davacı ...Ş.'ye verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 282,77 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 30/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.