Taraflar arasında görülen davada verilen 15/11/2012 gün ve 2010/171-2012/227 sayılı kararı onayan Daire’nin 10.02.2014 gün ve 2013/13601-2014/2250 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili şirkete ait no ile tescilli çoklu endüstriyel tasarımlara konu bluzların birebir aynısı veya ayırt edilemeyecek kadar benzeri olan ürünleri imal edip satışa arz ettiğini ileri sürerek davalı şirketin işbu haksız rekabet teşkil eden eylemlerin tespitine durdurulmasına, önlenmesine, davalı yanın müvekkil şirket adına nezdinde tescilli 30/12/2008 tarih 2008/06516 no ile tescilli çoklu endüstriyel tasarımlarına vaki tecavüzü nedeniyle 52/2-b maddesinde belirtilen "Tasarımdan doğan hakka tecavüz edenin tasarımı kullanmakta elde ettiği kazanca göre" hükmüne istinaden şimdilik fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000 TL manevi tazminat, 5.000 TL maddi tazminatın davalıdan tahsili ile müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu desenlerin anonim olduğunu, uzun yıllardır duvar kağıdı, halı, seramik, matbaacılık ve tekstil sektöründe bir çok üretici tarafından kullanıldığını, davacı tarafın dosyaya sunduğu 26/03/2010 tarihli faturada müvekkilinden satın alındığı iddia edilen ürünlerin hangileri olduğunun belirtilmediğini, hukuka aykırı yollardan elde edilmeye çalışılan ve hangi ürünleri kapsadığı belli olmayan mesnetsiz işbu delilin değerlendirilmemesi gerektiğini, İş sayılı dosyasında yapılan keşifte müvekkillerinin işletmesinde sadece 7 no'lu tasarıma benzer olduğu iddia edilen satın alınan ürünün müvekkiline numune olarak gönderilmiş olup tespit tarihi itibariyle henüz söz konusu ürünün satışının gerçekleşmediğini, yapılan tespit işleminden sonra müvekkilinin dava konusu ürünün satışını durdurduğunu ve imha etmiş olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davalı tarafın davacıya ait tasarıma konu ürünlerin benzerlerini piyasaya sürmek suretiyle izinsiz kullandığı ve tecavüz eylemini işlediğinin sabit olduğu gerekçesiyle haksız rekabetin tespitine ve tecavüzün men'ine, davalı tarafından satışa arz edilen ürünlerin ve bu nedenle davalının elde ettiği karın tam olarak belli olmaması dikkate alındığında Borçlar Kanunu genel hükümleri dikkate alınarak belirleme yapılması gerektiği ve davacı tarafın talep ettiği 5.000 TL maddi ve 5.000 TL manevi tazminatın uygun olduğu gerekçesiyle de bu miktarlar kadar tazminatın davalıdan tahsiline dair verilen karar davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 10/02/2014 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak e gelir kaydedilmesine, 25.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy