MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/02/2014 tarih ve 2013/47-2014/29 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ... şekil ibareli markaların sahibi olup, Türkiye genelinde 106 adet ... markası adı altında mağazayı işlettiğini, 2001 yılında kurulan şirketin faaliyete başladığı tarihten itibaren ... markasını kullandığını, bu markayla Türkiye genelinde tanınmış piyasada iyi bir yer edinmiş olduğunu, ... markasının 35. sınıfta 03.07.2001 tarihinden itibaren 10 yıl müddetle TPE nezdinde tescil ettirilmiş olduğunu, davalı şahısın ... isimli markasının 2008 44098 tescil numarayla 13.08.2009 tarihinden itibaren markayı tescil ettirdiğini, söz konusu markanın müvekkil markasıyla benzer olduğunu ileri sürerek ... markasının hükümsüzlüğünü, sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı tarafa ait daha önce tescilli “. ...” markasıyla davalı tarafa ait “...” markaları karşılaştırıldığında, her iki markada ... kelimelerinin ortak olup, tarafların aynı sektörde faaliyet gösterdiği, davalı markasının davacı markasının devamı niteliğinde marka izlenimi verdiği, iki marka arasında markaların kapsadığı ürünler, hitap ettiği ortalama tüketici nezdinde bir bağlantı kurulması ve markanın diğerini çağrıştırmasının markalar arasındaki karıştırma ihtimali için yeterli olduğu gerekçesiyle davacı tarafın davasının kabulü ile davalı tarafa ait 2008/44098 tescil numaralı ... markasının hükümsüzlüğü ile TPE kayıtlarından terkin edilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 03/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy