MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada.... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 21/01/2014 tarih ve 2013/737-2014/31 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalılardan ... ile 500.000.000 TL sermayeli ve her biri 25.000.000 TL kıymetinde 20 paylı ... Elektrik İnşaat Taahhüt ve Ticaret Pazarlama Ltd. Şti'ni kurduğunu, ortakların bir müddet işleri yürüttüklerini ancak müvekkilinin diğer ortak Mustafa ile ihtilafa düşmesi üzerine ortaklıktan ayrıldığını ve şirketin 2 hissesini davalı ...'nın oğlu diğer davalı ...'ye, 7 hissesini de davalı ...'ya devrettiğini, .... Noterliği'nin 04/03/1999 tarih ve .... yevmiye nolu "Hisse Devir Sözleşmeleri"nin imzalandığını, davalıların devir işlemlerini ticaret siciline tescil ettirmeleri gerektiği halde tescil ve ilan ettirmediklerini ileri sürerek müvekkilinin... Elektrik İnşaat Taahhüt ve Tic. Paz. Ltd. Şti'ndeki ortaklığından 04/03/1999 tarihinde hisselerini satıp devrederek ayrıldığının ve ortaklığının sona erdiğinin tespitine, şirket ortaklarının 04/03/1999 tarihinden itibaren 18 payla ... ve 2 payla ... olduğunun tespitine, durumun ticaret siciline tescil ve ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..., davacı ile noterde hisse devri sözleşmesi imzadıklarını ancak davacının üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini bu nedenle tescil işleminin yapılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacının TTK.’nın 520 maddesindeki şartların tamamının gerçekleşerek hissesini devrettiğini ispatlayamamış olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 06/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy