MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/12/2013 tarih ve 2010/311-2013/647 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 28/04/2015 günü hazır bulunan davacı ... Ltd. Şti. vekili Av...., davalı ... Plastik Org. Sanayi Bölgesi vekilleri Av. ... ile Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı organize sanayi bölgesi içinde yer alan tesisinde faaliyetlerini sürdürdüğünü, 2006 ve 2007 yıllarında davalının genel kurul toplantılarına katılımcı sıfatıyla katıldığını ve oy kullandığını ancak davalının, Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliği'nin 21. maddesine aykırı olarak müvekkilini 02.06.2010 tarihinde yapılan genel kurul toplantısına davet etmediğini, Yönetmeliğe aykırı bu davranış nedeniyle genel kurul toplantısının ve bu toplantıda alınan kararların iptalinin gerektiğini, ayrıca genel kurulda yasa ve yönetmeliğe aykırı bir takım kararlar da alındığını, bu nedenlerle de alınan kararların iptal yaptırımına tabi olduklarını ileri sürerek, davalının 02.06.2010 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının organize sanayi bölgesi içerisinde bulunan küçük sanayi parselinde yer alan bir işletme olduğunu, bu tür işletmelerin aralarında yapacakları bir seçimle seçtikleri kişiyi temsilci olarak genel kurula gönderebileceklerini, davacının tek başına katılımcı sıfatı olmadığından genel kurula katılamayacağını ve dolayısıyla genel kurul kararlarının iptalini de isteyemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının müstakil bir parselde faaliyetini sürdürmekle beraber parsel büyüklüğüne göre bağımsız parsel temsilcisi sıfatının bulunmadığı, dolayısıyla katılımcı sıfatıyla genel kurula katılamayacağı ve genel kurul kararlarının iptalini de isteyemeyeceği, daha önceki genel kurullara katılmış olmasının ya da davacı ile benzer durumdaki şirketlerin hatalı olarak iptali istenilen genel kurula katılmalarının sonucu değiştirmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 30/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy