MAHKEMESİ:FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/02/2014 tarih ve 2013/165-2014/33 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “....” ibareli markasının 2. sınıfta yer alan mallar bakımından adına tescili için davalı TPE nezdinde tecil başvurusunda bulunduğunu, davalı tarafından yapılan inceleme neticesinde dava dışı firmaya ait 2004/44004 sayılı 2. sınıfta tescilli “TEK” ibareli marka mesnet gösterilerek 556 Sayılı KHK'nın 7/1-b maddesi gereğince başvurunun reddedildiğini, müvekkilinin 1994 yılından beri Türkiye ve Dünya çapında faaliyet gösteren bir firma olduğunu, adına aynı sınıfta tescili “.. ..” ibareli markalarının bulunduğunu, redde mesnet marka ile müvekkilinin tescil başvurusunda bulunduğu marka arasında yazım tekniği şekli ve görsel algı olarak benzerliğin bulunmadığını, müvekkilinin 1996 yılından beri eylemli olarak markayı kullanması nedeniyle marka üzerinde öncelik hakkının bulunduğunu, 556 Sayılı KHK'nın 7/son hükmü uyarınca tescil başvurusunun reddedilemeyeceğini, ileri sürererek TPE YİDK tarafından verilen 17.6.2013 tarih 2013-M-3131 sayılı kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Enstütüsü vekili, davacının tescil başvurusunda yer alan “boya” ibaresinin tescil edilmek istenen mallar bakımından tanımlayıcı bir ifadeyi içerdiği, markaya ayırt edicilik vasfını kazındırmadığı, her iki markada yer alan “...” ibaresinin aynı olduğu, redde mesnet marka ile tescil başvurusuna konu markanın aynı sınıf ürünleri kapsadığı, redde mesnet markanın tescil tarihinin başvuru sahibinin kazanılmış hak iddiasına gerekçe olarak gösterdiği markaların tescil tarihinden önce olması ve markalar arasındaki farklılıklar nedeniyle davacının kazanılmış hak iddiasının da yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; başvuru konusu marka ile redde mesnet marka arasında kısmen bir benzerlik olmasına rağmen içerdikleri diğer biçimler ve sözcükler itibariyle bıraktıkları genel izlenim bakımından ortalama tüketiciler nezdinde anlaşılabilir hele geldikleri, başvuru konusu markanın ve redde mesnet markanın özel ve .../...
özgün yazım şeklinin markayı menşei itibariyle ayrılabilir ve teşhis edilebilir hale getirdiği, davacının öteden beri markayı kullandığı işletmesiyle özdeş hale getirdiği ve adına tescilli markaların serisi nitileğindeki başvuruya konu markayı tescil ettirme hakkının bulunduğu, redde mesnet marka ile 7/1-b anlamında bir benzerliğin kabulü halinde dahi davacının önceki tescilli markalarının ve kullanımının görmezden gelinemeyeceği, gerekçesiyle TPE YİDK tarafından verilen 2013-M-3131 sayılı kararın iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 03.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.