Taraflar arasında görülen davada verilen 29.09.2011 gün ve 2011/25-2011/180 sayılı kararı onayan Daire’nin 10.02.2014 gün ve 2014/1388-2014/2177 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin uzun yıllardan bu yana marka, ticaret unvanı ve tanıtım vasıtası ile ticari faaliyette bulunduğunu ibareli marka tescil belgelerinin bulunduğunu, davalı şirket ile daha önce aralarında ibareli markanın kullanımından kaynaklanan itiraz ve davalar olduğunu, hâl böyleyken müvekkilinin 16.03.2009 tarihinde L ibareli 29, 30, 32, 35 ve 43. sınıf mal ve hizmetleri içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, davalının ibareli 30. sınıf ürünleri içeren 15.02.1988/102486 ve ibareli 29 ve 30. sınıf ürünleri içeren 31.12.2003/37778 sayılı markalarına dayanarak başvurunun reddi talebiyle itirazda bulunduğunu, Markalar Dairesi'nin ve nihai olarak davalı itirazını kabul ederek müvekkili başvurusunu 30/3. sınıftaki pastacılık ve fırıncılık mamülleri, tatlılar, 30/8. sınıftaki toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri ve 30/10. sınıftaki şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler ve gofretler emtiaları bakımından reddettiğini, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, tanınmışlık ve ayırt edicilik kazanmış olup, önceki markalarının kapsamında bulunan marka tescil başvurusunun bir kısım emtialar yönünden reddine yönelik tesis edilen sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili; davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
.../...
-2-
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak gelir kaydedilmesine, 23.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy