MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02/10/2013 tarih ve 2012/223-2013/190 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ... ibareli, 3, 5, 8, 16, 21, 29, 30, 31 ve 32.sınıf ürünleri içeren markanın sahibi olduğunu, davalının 15.07.2010 tarihinde görsel, biçimsel, sescil ve umumî intiba olarak müvekkilinin tescilli markasına iltibas ve tecavüz oluşturacak biçimde 2010/46527 kod numaralı, 5, 8, 24, 35, 36 ve 38.sınıf ürün ve hizmetleri içeren "..." ibare ve biçimli marka tescil başvurusunda bulunduğunu, başvurunun Resmî Marka Bülteninde ilânı üzerine yukardaki markasıyla iltibas oluşturacak başvurunun reddi istemiyle itirazda bulunduklarını, itirazlarının önce Markalar Dairesi ve nihaî olarak da YİDK tarafından 2012/M-2686 sayılı kararla reddedildiğini, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, hukuka aykırı kurum kararının iptaline ve davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, iptali istenen kararın hukuka uygun olduğunu savunmuştur.
Davalı .... vekili, davacının sonraki tarihli başvurularının davalı başvurusunun reddine esas alınamayacağını, davalının başvurusunun benzer olduğu düşünülebilecek olan markalarla farklı tür ürünleri içerdiğini, aynı tür ürünleri içeren davacı markalarının başvuru konusu işaretten farklı olduğunu ve itiraza konu ürünler bakımından karıştırmaya sebebiyet vermeyeceğini, ortalama alıcı kitlesi nazarında iltibas veya ilişkilendirme doğmasının mümkün bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalının başvurusunda öteden beri kullandığı "macro center" ibaresinin de bulunduğu, davacı markaları ile davalının başvuru konusu markası arasında gerek esaslı unsurları gerekse bıraktıkları umumi intiba bakımından benzerlik bulunmadığı bu haliyle tescilli bir marka ile iltibas yaratmayan işaretin marka tescil başvurusunda bulunmanın kötüniyetli kabul edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 10.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy