MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada.... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.02.2014 tarih ve 2013/54-2014/31 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve fer'i müdahil TMSF vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinin murisinin 21/09/1999 tarihinde .... A.Ş'nin Mersin Şubesi'ne 16.000 USD para yatırdığını, bu paranın murisin iradesi sakatlanarak imzalatılan havale talimatı ile Off-Shore bankasına aktarıldığını, bankaya el konulmasından sonra paranın geri alınamadığını, banka sahibi ve ilgililer hakkında ceza mahkemesinde mahkumiyet kararı verildiğini, bankanın bu alacaktan sorumlu olduğunu ileri sürerek, yatırılan 16.000 USD'nin bankaya yattığı tarihten fiili ödeme tarihine kadar 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince faizi ile davalı bankadan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hesabın açıldığı tarihten itibaren zamanaşımı süresinin dolduğunu, müvekkilinin davacının verdiği talimat doğrultusunda ayrı tüzel kişiliği olan dava dışı ... Off-Shore Ltd'ye bu parayı havale ettiğini, bu sebeple sıfat yokluğundan davanın reddi gerektiğini, müvekkilinin yaptığı havaleden dolayı sorumluluğunun bulunmadığını, banka nezdinde davacının hesabının bulunmadığını, ceza dosyasında kendilerinin sanık değil, suçtan zarar gören olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Fer'i müdahil vekilleri; ayrı ayrı davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece; iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı uyarınca; banka yetkililerinin yargılandığı ceza dosyası nazara alındığında, davalı banka yöneticilerinin davacının yanıltılması ve aldatılması sonucu yatırılan parayı Off Shore hesabına aktardıkları, davacının kusurunun bulunmadığı,davalı bankanın, Off Shore Ltd’e havale etmiş gibi gözüktüğü 16.000,00 USD’yi hesabının açıldığı 21.09.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4-a maddesi uyarınca hesaplanacak faizi ile birlikte davacıya iade etmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve fer'i müdahil TMSF vekili temyiz etmişlerdir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekili ve fer'i müdahil TMSF vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekili ve fer'i müdahil TMSF vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ...Bank A.Ş'ye iadesine, 05.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy