Taraflar arasında görülen davada verilen 08.12.2010 gün ve 2007/143-2010/657 sayılı kararı onayan Daire’nin 20.01.2014 gün ve sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 1995 yılında grup şirketi olan iştirak hissesi satın aldığını, belli aralıklar ile bankadan hisse alınarak sermaye artışlarına iştirak edildiğini, apel ödemelerinin kendi özkaynakları yerine başka grup şirketlerinden ve borçlanılarak yapıldığını, borçların ise. hisselerinin devredilerek kapatıldığını, ancak menkul kıymet satışından zarar meydana geldiğini, şirketin uğradığı zarardan davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu ileri sürerek, zararın tazminini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının soyut iddiaları dışında zararı kanıtlar bilgi ve belge sunulmadığı, şirketin zarara uğradığına dair ticari kaydın olmadığı, davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı ... vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, karar düzeltme isteyen davacı harç ve cezadan muaf olduğundan harç ve ceza alınmasına mahal olmadığına, 25.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy