Taraflar arasında görülen davadaverilen 14/05/2013 gün ve 2012/52-2013/311 sayılı kararı bozan Daire’nin 06.03.2014 gün ve 2013/14668-2014/4262 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıhesabı bulunduğunu, şirkete ait hesaplardan şirket yetkilisinin bilgisi dışında tarafından toplamda 37.000 TL çekildiğini, ihtarname tebliğine rağmen ödenmediğini ileri sürerek, 37.000 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından temyiz edilen karar, Dairemizin 06.03.2014 günlü kararında yazılı gerekçelerle bozulmuştur.
Bu kez davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak gelir kaydedilmesine, 26.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy