MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada.... Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/02/2014 tarih ve 2011/644-2014/139 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılardan ...'ın müvekkili bankadan kredi kullandığını, ...'nın ise kredi sözleşmesini müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, kredi borcunun ödenmediğini ileri sürerek, 3.787,39 TL ana para, 61.343,41 TL faiz ve 3.067,17 TL BSMV olmak üzere toplam 68.197,97 TL alacağın faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davacı banka yöneticileri tarafından verilen ibranameye göre bankanın alacağı bulunmadığını,.... Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararı ile bankanın alacaklı olmadığının kesinleştiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, asıl borçlu görünen davalının bankadan kredi kullanmadığının ceza mahkemesinin kararı ile kesinleştiğini, asıl borç ilişkisi doğmadığından kefalet ilişkisinin de doğmadığını savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı bankanın ... Şubesi'nde F Profil San. ve Tic. Ltd. Şti'nin kendi adına aldığı kredilerin çalışanları adına alınmış ve başka bir çalışanın da kefil olarak gösterildiği, banka görevlilerinin, alınan krediler ödenmediği halde ödenmiş gibi işlem yapmaları nedeniyle .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2004/360 esas sayılı dosyasında zimmet suçundan yargılandıkları, krediyi kullananın davalılar değil dava dışı şirket olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz eden davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, 16/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy