MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/04/2011 gün ve 2008/577-2011/241 sayılı kararı onayan Daire’nin 05/11/2013 gün ve 2012/2074-2013/19729 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilince tazmini istenilen kati teminat mektubunun davalı bankaca ödenmemesi üzerine, girişilen icra takibine karşı itirazın iptalini istemiş, bilahare ıslah ile teminat mektubu bedeli olan 20.164.692.000 TL'nin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka şubeleri vekilleri, teminat mektubunu tazmin şartlarının oluşmadığı gibi, lehtar- müdahil (...)... A.Ş’nin borcu ödediğini, garantiye konu riskin ortadan kalktığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalılar yanında davaya müdahale eden... A.Ş. vekili de davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, Dairemiz’in 03.10.2003 tarihli kararı ile esastan, 11.03.2008 tarihli kararı ile usulden davalılar ve müdahil yararına bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda alınan bilirkişi raporuna göre, müdahil ... AŞ.’nin davacıdan almış olduğu 20.000 M3’lük tomruk bedelinin teminatı olarak davalı banka tarafından düzenlenen 13.10.1993 vadeli teminat mektubunun davacıya verildiği, davacı ile ... AŞ. arasında yapılan 04.03.1993 tarihli sözleşmeye göre tomruk bedelinin 3.349.600 ... olduğu, alıcı tarafından anılan bedelin fiili ödeme tarihlerindeki ... kuru esas alınarak 27.827.941.665 TL (27.827,94 YTL) olarak davacıya ödendiği, dolayısı ile davaya konu teminat mektubuna ilişkin mal bedelinin davacıya ödenmesi nedeniyle riskin oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 02/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy