MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... ... 16. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/02/2014 tarih ve 2013/817-2014/53 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosyanın incelenmesinde duruşma için gerekli tebligat giderinin yatırılmamış olması nedeniyle 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, asıl ve birleşen davalarda 29.03.2009 tarihinde... Belediyesinin tüzel kişiliğinin kaldırılarak tüm hak, alacak ve borçlarının müvekkiline devrolunduğunu, ... Belediye Başkanlığınca yapılan imar uygulaması neticesinde hak sahipleri lehine tesis olunan ipotek bedellerinin ödenmesi amacıyla davalı bankanın ... Şubesi nezdinde hesap açıldığını, bu hesaptan imar uygulamasına ilişkin 41 ayrı parsel sahibine toplam 12.740,80 TL alacağının ödenmesi hususunda 49 ayrı ödeme talimatının davalı bankaya gönderildiğini, ödeme talimatlarında ödeme yapılması gereken hak sahiplerinin isim, baba adı, doğum yeri ve doğum tarihlerinin açıkça gösterildiği halde toplam 12.740,82 TL çekişmesiz ipotek bedelinin belediye çalışanı davalı ...'ya ödendiğini, müvekkili belediyenin bu yolla zarara uğradığını, davalının basiretli bir tacir gibi hareket etmediğini, davalı ...'nun da yetki ve görevini aşarak yetkili olmadığı halde dava konusu edilen paraları tahsil ettiğini ileri sürerek asıl davada 10.000,00 TL'nin, birleşen davada da 12.740,80 TL'nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri ayrı ayrı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...'nun haksız eylem isnat edilen dönemlerde geçici işçi statüsüyle davacı ... Başkanlığında çalıştığı, bilahare 2001 yılında memur kadrosuna atandığı, eylemin isnat edildiği dönemde davalı ile davacı arasında 4857 sayılı Yasanın 1 ve 8'inci maddeleri uyarınca işçi ve işveren ilişkisi bulunduğu, taraflar arasındaki temel ilişkinin iş sözleşmesine, dolayısıyla hizmet akdine dayandığı, işçi ve işveren arasında çıkan her türlü uyuşmazlıklarda iş mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı deliller ile gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 08.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy