MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Hasımsız olarak görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/11/2013 tarih ve 2012/194-2013/243 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ticari faaliyetleri sırasında muhasebeci ile beraber çalıştığını ve ticari işletme gibi resmi defter ve belgelerini muhasebecisine teslim ettiğini, uzun zaman sonra 2012 yılında Maliye Bakanlığı-Vergi Denetmenlerince yapılan sektörel inceleme kapsamında müvekkili şirketin de vergi incelemesine tabi tutulduğunu, inceleme sırasında müvekkili şirketin ticari/resmi defter ve belgelerinin ibrazının istendiğini, akabinde Vergi Dairesine ibraz edilmek üzere ticari defterlerin muhasebeciden istendiğini, geriye dönük tüm yılların defterleri ibraz edildiği halde 2008 yılına ait resmi defter ve belgelerin tüm aramalara rağmen bulunamadığını, dolayısıyla zayi olduğunun fark edildiğini, bu nedenlerle müvekkili şirkete ait 2008 yılı yevmiye defteri, defteri kebir, envanter defteri, alınan ve kesilen mal faturaları ile gider faturalarının zayi olduğunun tespiti ile iptallerine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından, kanunda sayılan yangın, su baskını, yer sarsıntısı gibi bir afete eşdeğer veya benzer etkiye sahip bir olayın vuku bulduğunun iddia edilmediği, bu itibarla kanunda aranan bu şartın yerine gelmiş sayılamayacağı, muhasebecide kaybolma iddiasının TTK'ya göre zayi belgesi verilmesi için yeterli sebep sayılamayacağı, bu itibarla 15 günlük süreye ilişkin şartın da gerçekleşemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 05.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy