MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23/02/2012 gün ve 2011/178-2012/41 sayılı kararı bozan Daire’nin 13/03/2014 gün ve 2012/13626-2014/4827 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın ... Şubesi'nin müşterisi olup Kayseri'de tekstil alanında uzun yıllardır faaliyet gösteren itibarlı bir şirket olduğunu, anılan şubenin ticari portföy yönetmeni ...'in müvekkilinin hiçbir bilgisi ve talimatı olmadan müvekkili adına bir hesap açarak, kredili hesabından kullandığı krediyi bu hesaba aktardığını, bu hesaptan da paraları zimmetine geçirdiğini, söz konusu işlemleri yetkisi olmayan firma çalışanı ...'ın imzalarını taklit ederek yaptığını, davacı şirket sahibi ve yetkilisi...ın hukuka aykırı işlemler sebebiyle son derece yıprandığını, müvekkili şirketin şeref ve haysiyeti ile mesleki itibarının hukuka aykırı işlemlerle ihlal edildiğini, ...in usulsüz işlemleri yapmaya 30.06.2008 tarihinde başladığını ve bir yıldan fazla süre ile işlemlerine devam ettiğini, ATM'lerden de ...’ın T.C. kimlik numarası ile paralar çekildiğini, çekilen paraların başka hesaplardan çekilen paralarla kapatıldığını ileri sürerek, şimdilik 100.000 TL maddi ve 3.000.000 TL manevi tazminatın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, her ne kadar davacının kredili hesabından kredi kullanılmışsa da bu nedenden kaynaklanan bir zararının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, somut olayda davalı çalışanının davacı adına kredi hesapları tanımlayıp söz konusu hesaplardan kredi kullandırdığı, olayın tespit edilmesi üzerine soruşturma başlatılıp durumun davacı şirkete bildirildiği, ancak söz konusu kredi hesapları nedeni ile davacı hakkında herhangi bir yasal takibe geçilmediği, davacı tarafından herhangi bir ödeme de yapılmadığı, bu durumda davalı banka çalışanının eylemi ile davacının mal varlığında herhangi bir eksilmenin olmadığı, davacı şirketin cirosunun azalmasının tek başına zararı ispatlayamayacağı, davacı adına davalı banka çalışanının kredi hesapları tanımlayıp davacının haberi olmadan kullanmasının BK. 49. ve MK. 24. maddeleri anlamında kişisel haklara saldırı da teşkil etmediği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 13.03.2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 02/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy