Taraflar arasında görülen davada erilen 27.02.2013 gün ve 2012/89-2013/99 sayılı kararı onayan Daire’nin 20.02.2014 gün ve 2013/12711-2014/3140 sayılı kararı aleyhinde davalılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı şirketler kurduğunu ve bu şirketlerin tek imza yetkilisinin de ... olduğunu, kurulu şirketler aracılığıyla yatırılan paraların tamamının geri ödenebileceği ve karşılığında yüksek oranlarda faiz verileceği güvenceleri ile milyonlarca toplandığını, davacının da ortak olmak üzere 08.07.199 tarihinde 100.000 DM tutarında ödeme yaptığını ve “kar payı ortaklık sertifikası talep formu” adı altında bir belge aldığını, sonrasında ise 01.09.1999 tarihinde taraf olduğu bir sözleşmenin müvekkilinin acemiliğinden yararlanılarak imzalatıldığını, ihtarnameye rağmen paranın davacı tarafa ödenmediğini, yurt dışında paravan şirketler tarafından toplanan paraların davalıların hesaplarına aktarıldığını, sebepsiz zenginleşen davalı eylemlerinin hukuka aykırı olduğunu, ... hakkında açılan ceza davasında mahkumiyet kararı verildiğini ileri sürerek, toplam 100.000 DM (51.129,19 EURO)’nun ödeme tarihindeki kur karşılığının faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının dava dışı Jetpa International sessiz ortak olduğunu ve bu şirkete para verdiğini iddia etmesi nedeniyle davacı ile davalılar arasında ticari ya da hukuki ilişki bulunmadığından davalılara husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu davacının dava dışı yabancı adlı şirketin sessiz ortağı olduğu, bu şirkete verdiği 100.000,00 DM'nin bu şirketin ticari faaliyetlerine tahsis edilmeyip davalı ... ile diğer davalı ...'ün diğer şirketlerine aktarıldığı, davacının para yatırdığı dava dışı şirket ile davalı ... ve diğer davalı ...'ün arasında organik bağ bulunduğu, yurt dışında kurulan şirketin isminin bizzat davalı ...'ün kontrolünde olan “ isminin kullanılarak para toplanacak kişilerin yanıltılmasına neden olduğu, yurt dışında toplanılan paraların davalı ...'ün kontrolüne geçtiği, neticede menfaat elde edenin davalı ... ve kontrolündeki şirket olduğu, bu davalıların davacının doğan zararından sorumlu bulundukları gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen kararın davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 20.02.2014 günlü ilamıyla onanmıştır.
Davalılar vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalılardan alınarak gelir kaydedilmesine, 25.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy