MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Sigorta Tahkim Komisyonu Hakem Heyeti Kurulu'nun 2013/1960-2013/2 karar ve 13.03.2014 tarihli kararı taraflarca temyiz edilmiş olup, ...(Kapatılan) ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06.06.2014 tarih ve 2014/123 D.İş sayılı karar Dairemizce gönderilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, sigorta şirketi tarafından düzenlenen makine kırılma sigorta poliçesi kapsamında ''... '' isimli tatil köyünde kurulu günısı sisteminde 02/04/2012 tarihinde meydana gelen ve poliçeki bakım şartlarına uyulmadığı gerekçesi ile sigorta şirketi tarafından reddedilen 382.212,27 TL'lik hasar bedelinin avans faizi ile birlikte sigorta şirketinden tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili,poliçede yer alan bakım sözleşmesi özel şartında öngörüldüğü şekilde sigortalı cihazların yetkili servisi ile poliçe vadesi içerisinde geçerli bakım sözleşmesi yapılmadığını, bu nedenle hasarın teminat dışı olduğunu belirterek tazminat talebinin reddedildiğini, tazminat sorumluluklarının bulunmadığını savunarak, başvurunun reddini talep etmiştir.
Sigorta Tahkim Komisyonu Hakem Heyeti tarafından uyulan bozma ilamı uyarınca yapılan inceleme sonucunda, sigortacının başvuru sahibi sigortalıyı aydınlatma yükümlülüğünü ihlal ettiği, bu nedenle sigortalının uğradığı zararın tazmininin gerektiği, ancak başvuru sahibi sigortalının da tamamen bilgisiz ve zayıf konumda olmadığı, sigorta ettirenin ve onun adına müzakereleri yürüten uzman brokerin daha fazla özen göstermeleri halinde özel şart hükümlerinden bilgi sahibi olmalarının mümkün olduğu, bunun yapılmamış olmasının sigorta ettiren yönünden bir kusur teşkil ettiği gibi, sigorta ettirenin basiretli bir tacir olarak özenli davranma yükümlülüğüne uymaması ve işletmesindeki makinelerin bakımı konusunda asgari ve makul özeni göstermemesi nedeniyle de bilgilendirme yükümlülüğünün ihlalinden doğan zararın meydana gelmesinde müterafik kusurunun bulunduğu, somut olayın özelliklerine göre tarafların % 50-50 olarak eşit derecede kusurlu kabul edildikleri, sigorta tazminatı tutarı olarak hesaplanan 234.225 TL'nın sigortacı kusuruna göre %50'si olarak hesaplanan ve bilgilendirme yükümlülüğünü ihlalden doğan 117.112,50 TL tazminatın sigorta kuruluşundan alınarak başvuru sahibine ödenmesi gerektiği gerekçesiyle, başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiş, hakem heyeti kararına karşı sigortacı tarafından yapılan itiraz reddedilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, Sigorta Tahkim Komisyonu Hakem Heyetince uyulan bozma ilamı gereğince karar verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, mümeyyiz sigortalı ve sigortacı taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, tahkime başvuran sigortalı vekili ile sigorta şirketi vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının ONANMASINA, temyiz harçları peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 15.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.