MAHKEMESİ: ...FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31/05/2012 gün ve 2010/88-2012/108 sayılı kararı onayan Daire’nin 14/11/2013 gün ve 2013/4803-2013/20551 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, merkezi İsveç'te bulunan müvekkili şirketin, ... markasını ticari hayatta fiilen kullanmanın yanında dünyanın farklı ülkelerinde kendi adına tescil ettirdiğini, davalının ise müvekkil şirketin eski distribütörü olduğunu ve ... markasını ... nezdinde 2004/00447 tescil numarası ile kendi adına haksız olarak tescil ettirdiğini, sözleşmenin devamı esnasında müvekkil şirketin davalının markayı kendi adına tescil ettirmesine rıza göstermediğini ve markayı devretmesi gerektiğini ifade ettiğini, davalının tescilin bu sözleşmenin 4. maddesine göre yapıldığını bildirerek bu taleplere olumsuz yanıt verdiğini, bu nedenle müvekkili şirketin davalı aleyhine markanın devri veya hükümsüzlüğü amacıyla ... 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nde 2007/252 E. sayılı davayı açtığını, ancak mahkemece taraflar arasındaki sözleşmenin devam ettiği, bu aşamada markanın devrine ya da hükümsüzlüğüne gerek olmadığı gerekçesiyle davanın reddedildiğini ve kararın kesinleştiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 4. maddesinde sözleşmenin sona ermesi halinde davalının markayı müvekkili şirkete devredeceğinin ifade edildiğini, sözleşmenin müvekkil şirket tarafından 19 Kasım 2009 tarihli noter ihtarnamesiyle feshedildiğini, 28 Nisan 2010 tarihli noter ihtarı ile de sözleşme feshedildiğinden dava konusu markanın ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 gün içerisinde müvekkil şirkete devrinin talep edildiğini, aradan geçen zaman rağmen davalının markayı müvekkil şirkete devretmediğini ileri sürerek, davalı adına tescilli ... ibareli markanın müvekkil şirket adına devrine veya hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, görevsizlik ve yetkisizlik itirazında bulunmuş, sözleşmenin 4. maddesine göre tescilin hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 02/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy