.
Taraflar arasında görülen davademesi’nce verilen 18/09/2012 gün vesayılı kararı onayan Daire’nin 11.10.2013 gün ve 2013/680-2013/18099 sayılı kararı aleyhinde davalı ekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakl00” ibareli marka başvurusuna davalı şirketisayılı +şekil" ibareli marka başvurusu ve kullanım önceliği gerekçesiyle itirazda bulunduğunu, itirazın Markalar Dairesince reddedilmesine rağmen sayılı kararı ile itiraza dayanak markanın başvuru tarihinin davacının başvurusundan sonra olması nedeniyle değerlendirmeye alınmadığı, davalının ibraz ettiği belgelere görbaresinin davalı tarafından 2006 yılından beri tıbbi hizmetlerde kullanıldığının anlaşıldığı gerekçesiyle itirazın kabulüne ve başvurunun reddine karar verildiğini, oysa müvekkilinin dava konusu markayı fiilen kullanımının ve öncelik hakkının 2000 yılına dayandığını, davalının 2006-2007 yıllarında gerçekleşen kullanımı nedeniyle gerçek hak sahipliğinden söz edilemeyeceğini ileri sürerek, sayılı kararının iptali ile marka başvurusunun müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ekili, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, önceye dayalı kullanım iddiası bakımından davacının ispata elverişli resmi belge ve delil sunamadığını, tanık beyanlarının doktor-hasta ilişki nedeniyle dikkate alınamayacağını savunmuştur.
Mahkemece, davacınıneklindeki kullanımının 2000 yılında başladığı, davacının markasal kullanımlarının davalının kullanımından çok önceye dayandığı gibi çekişmeli hizmetleri ve başvurusundaki işareti içerdiği, davalı kullanımına konbaresinin bağlantı dahil karıştırılmaları ihtimali bulunmadığı, başvuruda yer alan ".." ibaresinin işitsel, görsel, anlam ve genel izlenim olarak başvuruyu davalı kullanımlarından yeterince farklılaştırdığı, çekişmeli başvuru tarihine kadar ya da daha sonra fiili kullanımlar yönünden de bir karıştırma vakıası ve iddiasının da ortaya konulmadığı, diş hekimliği ve sağlık hizmetleri alıcıları, işin niteliği
.../...
-2-
gereği yüksek düzeyde özenli alıcılar olup her iki markanın aynı işletme veya kişilere ait olduğu yanılgısına düşmeyecekleri gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne,ayılı kararının iptaline, başvurunun tescili idari işlemlerin tamamlanmasını gerektirdiğinden bu yöne ilişkin vakitsiz taleplerin reddine dair verilen kararın davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 11.10.2013 günlü ilamıyla onanmıştır.
Davalı ... ekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı .... vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı ..vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 01,95 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalı ..'nden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 27.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy