MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ..... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.04.2014 tarih ve 2013/124-2014/82 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "..." ibareli tanınmış seri markalarının bulunduğunu, bu markaya ciddi yatırım ve reklamlarla ayırdedicilik kazandırıldığını, davalı şirketin 2010/57731 sayılı "..." ibareli marka başvurusu yaptığını, müvekkili itirazının TPE Markalar Dairesi Başkanlığı ve YİDK'ce reddedildiğini, ancak başvuruya konu işaret ile müvekkili markalarının 556 sayılı KHK'nın 7/1-b ve 8/1-b maddeleri anlamında benzediğini, aynı malları içerdiklerini, başvuruda esas unsur olan "..." ibaresinin dahi müvekkilleri markalarındaki kullanımla aynı olduğunu, davalı markasının müvekkiline ait markalardan sanılacağını, iltibasa ve haksız yararlanmaya sebep olacağını ileri sürerek TPE YİDK'nin 2013-M-1600 sayılı kararının iptalini, 2010/57731 sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, markaların yazılış, okunuş ve görünüş olarak birbirlerine benzemediklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı TPE vekili, başvurudaki "..." ibaresinin tali, "..." ibaresinin asli unsur olduğunu, markaların benzemediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı markalarında "..." ibaresinin asıl ve ayırdedici unsur olarak kulanıldığı, bu ibarenin kapsamdaki ürün ve hizmetler bakımından cins, vasf belirtmediğinden ayırdediciliğinin bulunduğu, başvuruda "..." ibaresi varsa da yeterli ayırdedicilik sağlamadığı, başvurunun 8. sınıf hariç kapsadığı malların davacı markalarında da aynı/aynı tür mallar olarak yer aldığı, 3, 9, 11, 14, 20 ve 21. sınıftaki ürünlerin alımlarında aynı markayla sunulan mallardan ve hizmetlerden yararlanmak isteyen ortalama düzeydeki alıcı ve yararlanıcıların bu marka ve işaretin farklı işletmelere ait iki ayrı marka olduğunu algılamalarının mümkün olmadığı, marka ve işaretin birbirleriyle idarî ve ekonomik olarak
bağlantılı şirketlere ait olduğunun düşünülebileceği, davalı başvurusunun davacı seri markaları arasına sızdığı, davacının "..." ibaresine ilgili sektör dışına taşacak biçimde mobilya ürünleri bakımından tanınmışlık vasfı kazandırdığı, başvuru kapsamındaki ürünlerle ilişkilendirilmesi kaçınılmaz nitelikteki 8. sınıf ürünler için başvurunun tescilinin davacı markalarının tanınmışlığından haksız yararlanma sağlayabileceği, zira davalının reklâm gücünden haksız biçimde yararlanacağı ve satışlarını artıracağı, davacı markasının giderek sıradanlaşacağı, ayırt edici gücünün ve etkileme alanının zayıflayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, TPE YİDK'nın 2013/M-1600 sayılı kararının iptaline, davalı adına tescilli 2010/57731 sayılı markanın hükümsüzlıığüyle sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPE vekili ve davalı ...Ş. vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davalılardan temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 10.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy