MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/02/2014 tarih ve 2013/159-2014/51 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketinin "cep" ve "cep” ibaresine ekli ibarelerden oluşmuş 183 adet tescilli seri marka sahibi olduğunu, TPE nezdinde davalı adına 2006/66059 sicil numarası ile tescilli "cep hastanesi ... şekil" markasının haklı bir neden olmaksızın uzun zamandır kullanılmadığını ileri sürerek, 556 Sayılı KHK'nın 14 ve 42/ 1-c maddeleri uyarınca davalı markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin cep telefonu tamirciliği de yaptığını ve bunun için cep hastanesi ibaresini markasına koyduğunu, tescil edildiği tarihten itibaren markanın kullanımda olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının cep telefonu ve aksesuarı satmakta olup aynı zamanda cep telefon tamiri yaptığı, sattığı ürünlerin üzerinde ve cep telefonu servis fişlerinde bu markayı kullandığı, bu markaya ilişkin hediye ürünler yaptığı, yine bu markaya ilişkin davalı firmanın ... firmasından ve cep telefonu servis hizmetleri nedeniyle...firmasından ödüller aldığı, ayrıca bir internet sitesi kurduğu, bu nedenle davacının markasını ciddi şekilde kullandığının kabul edildiği, davacı şirketin gsm operatörü olduğu, söz konusu markadan ise açıkça cep telefon tamircisi anlamı da çıkmakta olup bu nedenle cep hastanesi markasının davalıya ait seri markalar ile ayırt edici özelliğinin bulunduğu, davalının işletmesi faal olup işletmesinin çapı dikkate alındığından markanın ciddi olarak kullanıldığının anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 10.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy