MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.12.2014 tarih ve 2013/518-2014/638 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkil bankanın ... Şubesi tarafından o dönem müşteri olan davalı .... lehine dava dışı muhatap ... İl Özel İdaresi'ne hitaben 16.8.2007 tarih ve 257-TM-KE-1139 referans sayılı 24.06.2010 vadeli 329.000,00 TL tutarlı teminat mektubu düzenlendiğini, söz konusu teminat mektubunun muhataba ulaştırılmak amacıyla davalı şirketin o tarihte yöneticisi olan diğer davalı ...'a teslim edildiğini, davalı ... tarafından bir müddet sonra mektup aslının müvekkil bankaya getirilerek işlemi kalmadığı gerekçesiyle iade edildiğini, müvekkilince bunun üzerine risk çıkışı yapılıp teminat mektubuna binaen konan ipoteğin terkin edildiğini, teminat mektubunun süresinin bitimine iki gün kala Kastamonu İl özel İdaresince sürenin bir yıl uzatılmasının istendiğini, bu yazı sonrasında teminat mektubunun renkli fotokopisinin üretilerek bir şekilde dava dışı idareye verildiğinin anlaşıldığını, Kastamonu İl Özel İdaresi'nce bu olay nedeniyle davalı şirket ve ortakları hakkında şikayetçi olunduğunu, Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2011/161 Esas sayılı dosyasında görülen davada davalı ... hakkında özel evrakta sahtecilik suçundan mahkumiyet, diğer sanıklar hakkında beraat kararı verildiğini, kararın halen temyiz aşamasında olduğunu, bu sırada .... İl Özel İdaresi'nce müvekkili hakkında haksız yere teminatın fek edildiği iddiasıyla teminat bedeli tutarında alacak davası açıldığını, .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/302 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verildiğini, söz konusu kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleşmesi sonrasında müvekkilince yargılama ve icra giderleri dahil olmak üzere 27.06.2013 tarihinde ... İl Özel İdaresi'ne 581.865,00 TL ödendiğini, davalılardan ...'un iğfal kabiliyetine
sahip olacak şekilde müvekkilince verilen teminat mektubunun renkli fotokopisini çekerek aslını kendi uhdesinde tuttuğunu, daha sonrasında teminat mektubunun aslını müvekkil bankaya ibraz ederek teminat mektubu nedeniyle konan ipoteğin fekkini sağladığını, davalının bu eyleminin ceza dosyasıyla da sabit olduğunu, bu eylemler nedeniyle haksız fiil hükümleri uyarınca müvekkil banka tarafından ... İl Özel İdaresi'ne ödenmek zorunda kalan meblağdan sorumlu olduğunu, diğer davalının ise taraflar arasında imzalanan ve teminat mektubuna dayanak kredi sözleşmesi ve sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca müvekkilinin zararını tazmin yükümlülüğünün bulunduğunu, ileri sürerek dava dışı ... İl Özel İdaresi'ne ödenen 581.865,51 TL'nin ödeme tarihi olan 27.06.2013 tarihinden itibaren sözleşme uyarınca kredi alacaklarına uygulanan %70 temerrüt faizi ve gider vergisiyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin 24.07.2000 tarihinde %5 hisse ile davalı şirkete ortak olduğunu, 04.06.2004 tarihinde şirket müdürü seçildiğini, şirketin gerçek sahibinin geri kalan hisselerin sahibi olan ... olduğunu, şirketin inşaat alanında faaliyet gösterip Kocaeli İlinde iş yaptığını, ...'in ...'da ikamet eden kardeşi ... ile birlikte ... inşaatının yapımına teklif vermeyi kararlaştırdıklarını, bu iş için ...'in ...'in talimatı uyarınca vekalet ile yetkilendirildiğini, ihaleyle ilgili tüm işlemlerin ... tarafından yapıldığını, dava konusu teminat mektubunun da 16.08.2007 tarihinde ... Şubesi aracılığıyla ... Şubesinde ...'e teslim edildiğini, müvekkilinin 2009 yılı sonrasında Zekeriya Şen ile ilişkilerinin bozulduğunu, 11.05.2010 tarihinde müdürlükten istifa edip hisselerini devrederek şirketten ayrıldığını, müvekkilinin teminat mektubunun aslının dava dışı idarede olduğu inancıyla komisyon ücretlerini ödediğini, dava dışı ...'in savcılık beyanında teminat mektubunun aslını bankadan alıp idareye verdiğini belirttiğini, mektubun aslı yerine renkli fotokopisini idareye veren kişinin ... olduğunu, davacı bankanın teminat mektubunun iadesi sırasında muhatabından sorup araştırma yapmadan ipoteği fek etmesi nedeniyle kusurlu olduğunu, teminat mektubunun aslının kim tarafından davacıya teslim edildiğinin araştırılması gerektiğini, mektup nedeniyle ...'e ait taşınmaza ipotek konulduğunu, taşınmaz üzerindeki ipoteğin ancak bu kişi tarafında kaldırılabileceğini, müvekkilinin iddia edildiği gibi teminat mektubunu bankaya teslim etmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı .... vekili; davacı bankanın teminat mektubunun aslının ibrazı sırasında teyit almadan ipoteği kaldırmış olması nedeniyle kusuru bulunduğunu, bu hususun araştırılmasının gerektiğini, müvekkilinin bu olay nedeniyle sebepsiz zenginleştiği iddiasının yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; dava konusu teminat mektubunun dava dışı idareye verilmesi gerektiği tarihte davalı şirketin yöneticisinin davalı ... olduğu, davalı bankanın kesinleşen karar uyarınca dava dışı idareye ödemek zorunda kaldığı zararın davalıların hileli ve haksız eylemlerinden dolayı gerçekleştiği gerekçesiyle 581.865,51 TL'nin ödeme tarihi olan 27.06.2013 tarihinden itibaren işleyecek %70 temerrüt faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, temyiz eden davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davalı ...'un yöneticisi olduğu davalı şirket lenine verilen teminat mektubu nedeniyle dava dışı kuruma ödenmek zorunda kalınan bedelin rücuen tahsili istemine ilişkindir. Teminat mektubu vermekle bankalarca, lehtar ile muhatap arasındaki temel ilişkinden bağımsız, belirli bir yükümlülüğün yerine getirilmesi garanti edilmektedir. Teminat mektubunun muhatap tarafından değil de lehtar tarafından iadesi halinde bankanın mutlaka muhatabı durumdan haberdar etmesi, teminat mektubunun verilmesine sebeb olan riskin ortadan kalktığını teyit etmesi, bu doğrultuda risk çıkışını gerçekleştirmesi zorunludur. Aksi taktirde bankanın teminat mektubuna bağlı sorumluluğu devam edecek olup somut olayda davalılara rücu edilmek istenilen alacak da bu sebepten kaynaklanmaktadır. Davalı banka tacir olup basiretli davranma yükümlülüğü yanında BK'nın 55. maddesi uyarınca adam çalıştıranın kusursuz sorumluluğu hükümleri uyarınca da sorumluluğu bulunmaktadır. Somut olayda teminat mektubu aslının lehtar şirketin yöneticisi olan davalı ... tarafından iadesi sonrasında, muhatap ... İl Özel İdaresi'nden durumun sorulup teminat mektubunun verilmesine konu riskin ortadan kalkıp kalkmadığının araştırılması ve sonucuna göre işlem yapılması durumunda zararın oluşumunun önlenebileceği de kuşkusuzdur. Bu durumda zararın oluşumuna davalılarla birlikte, davacı bankanın da kusurlu eylemleriyle sebebiyet verdiği dikkate alınarak, davacı bankanın müterafik kusur oranı belirlenip, bu oran üzerinden BK'nın 44. maddesi uyarınca tazminat miktarından indirim yapılması gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3- Mahkemece temyiz eden davalı ...'un haksız fiil hükümleri uyarınca oluşan zarardan sorumlu olduğu kabul edilerek bu doğrultuda tazminata hükmedilmiştir. Somut olayda, davalı ... ile davacı banka arasında akti faiz hükümlerinin uygulanmasını gerektirir nitelikte doğrudan bir kredi ilişkisi bulunmamaktadır. Bu durum gözetilmeksizin davalı ... aleyhine hükmedilen tazminat yönünden de diğer davalı şirket ile davacı banka arasındaki kredi sözleşmesi uyarınca belirlenen akti temerrüd faizine hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davalı ... yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı ... yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy