MAHKEMESİ : .....ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/12/2014
NUMARASI : 2014/419-2014/731
Taraflar arasında görülen davada........Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/12/2014 tarih ve 2014/419-2014/731 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından davalı aleyhine 31/10/2012 ve 30/11/2012 tarihli faturalara dayalı olarak icra takibi başlatıldığını ancak, davalının haksız itirazı ile takibi durdurduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamını ve davalının %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin, İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü'nün ihalesine istinaden yüklenicisi olduğu personel taşıma hizmeti için idare ile 05/10/2012-31/12/2013 tarihleri arasında Personel Taşıma Hizmeti Alımına Ait Sözleşme akdettiğini, işbu sözleşme gereği davacı ile servis aracı sözleşmesi imzalandığını ve davacıya ait aracın sözleşme konusu güzergahta servise başladığını, sözleşme ve servis taşıma işi teknik şartnamesinin 5. m. gereğince 27 kişilik araçların modelinin 2006 ve yukarısı olması gerektiğini ve davacı tarafından aracın modelinin düzeltilerek 2007 yapıldığını, ruhsatta ve güzergah kullanım izni belgesinde de araç modelinin değiştirildiğini ve anılan belgelerin fotokopilerinin İl Sağlık Müdürlüğü'ne verilerek müvekkilinin yanıltıldığını, bunun üzerine araç sahibinin uyarılarak aracın değiştirilmesi gerektiği, aksi takdirde ihale makamı ile sorun yaşanacağı ayrıca, sözleşmenin iptal edileceği ve ceza kesileceğinin bildirildiğini, akabinde ise, davacının aynı gün işi terk ederek sözleşmeye aykırı hareket ettiğini, davacının müvekkilinden herhangi bir alacağı bulunmadığını ancak, alacağı olduğu kabul edilse dahi servis taşıma sözleşmesi uyarınca işi terk eden davacının bu alacağının irat kaydedileceğini ayrıca, davacı tarafından takibe konulan 30/11/2012 tarihli faturanın müvekkiline ulaşmadığını yine, davacıya hizmetleri esnasında 952,48 TL’lik yakıt verildiğini ve bu yakıt bedelinin de düşülmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının taraflar arasındaki servis aracı sözleşmesine istinaden davalı tarafa takibe dayanak olan faturadaki alacak kadar taşıma hizmeti verdiğini yasal deliller ile inandırıcı şekilde kanıtlamadığı ancak, davacının, davalı tarafından ibraz edilen belgelere göre uyuşmazlığa konu hizmet süresi içerisinde veya sözleşmesi kapsamında davalı adına 852,48 TL yakıt kullandığının saptandığı, davacının davalı tarafından ibraz edilen belgelerin aksine o tarihlerde yakıtını başka yerden aldığını belgelendirmediğinden fatura bedeli olan 3.975,83 TL alacaktan, 852,48 TL yakıt gideri düşülerek davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 3.123,35 TL alacak talep hakkının bulunduğu, davalı taraf davacının araca ilişkin bilgiyi yanlış verdiği sözleşme sona ermeden işi terk ettiği, bu şekilde davacının sözleşmeye aykırı davranması nedeniyle sözleşme şartları gereğince davacıya alacağının bulunması halinde dahi alacağının irad kaydedileceği, bu nedenle alacak talep edemeyeceğini savunduğu, taraflar arasında imzalanan servis araç sözleşmesinin yazılı olarak düzenlendiği, sözleşmenin matbu olarak davalı tarafça daha önceden hazırlanıp sözleşme zamanında taraflarca doldurulup imzalandığı ve aracın modeli kısmına el ile "2007" şeklinde yazıldığı, davalının sözleşmenin düzenlenmesi sırasında davacıya ait aracın ruhsatını kontrol etmemesinin hayatın normal akışına uygun olmadığı gibi, basiretli tacir davranışına da aykırı olduğu, ayrıca savunmaya göre davacıya ait aracın sözleşme öncesinde ve sonrasında davalı tarafça hiç görülmediği ve incelenmediği gibi bir sonucun ortaya çıktığı, zira konu ile ilgisi olmayan taşınan personel tarafından aracın eski olduğu fark edildiği halde sözleşme sırasında bu iş ile uğraşan davalının aracın eski olduğunu fark etmemesinin inandırıcı olmadığı kaldı ki, aracın ruhsatı görülmeksizin davacı tarafından oynama yapılarak araç ruhsatının fotokopisinin kendilerine verildiği iddiasının davacı şirkette çalışan bir kişinin beyanından başka bir delil ile kanıtlanamadığı, davalı tarafın, dinlenen her iki taraf tanık beyanlarına göre İl Sağlık Müdürlüğü'nce aracın eski olduğunun fark edilmesi üzerine davacının aracını servisten kaldırdığı ve davacının alacağını ödemediğinin anlaşıldığı, bu durumda davacının sözleşme süresinden önce işi haksız terk ettiğinden bahsedilemeyeceğinden davacının sözleşme kapsamında alacak talep hakkının bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davalı itirazının kısmen iptali ve takibin 3.123,35 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 2/2. maddesi uyarınca avans faizi işletilmek suretiyle devamına, alacak likit ve itiraz haksız görüldüğünden İİK' nın 67/2. maddesi uyarınca alacağın %20' si olan 624,67 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 159,36 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 02/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy