MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki davadan dolayı ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/10/2014 gün ve 2013/26-2014/326 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi delil tespit isteyen vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Delil tespiti isteyen vekili, müvekkilinin davalılara 2002 yılında mazot, benzin, yağ vb. ürünler sattığını, karşılığında davalılardan bono aldığını, borcun ödenmemesi üzerine davalılar aleyhine icra takibine giriştiğini, ancak davalıların menfi tespit davası açtığını, davanın halen derdest olduğunu ileri sürerek davalıların açmış olduğu menfi tespit davasında ve yine davalılar tarafından müvekkiline karşı açılma olasılığı bulunan istirdat vs.davalarına delil teşkil etmesi yönünden müvekkilinin davalılardan 16.690 TL alacaklı bulunduğunun tespitine dair karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Aleyhine delil tespiti istenenler vekili, talebin reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların bonodan kaynaklanan borcu davacıya ödeyip davacı aleyhine menfi tespit davası açtıkları, bu durumda davacının delil tespiti talebinde bulunmasında hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı tespit isteyen vekili temyiz etmiştir
Delil tespiti HMK'nın 10. kısım 2. bölümünde 400. ve devamı maddelerinde düzenlenen geçici hukuki korumalardan olup, ileride açılacak veya açılmış olan bir dava ile ilgili delillerin bazı şartlar altında zamanından önce toplanıp emniyet altına alınmasını sağlamak için kabul edilmiş bir kurumdur.
6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi gereğince, bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı HMK'nın 427 ila 454. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacaktır. HUMK'nın 427. maddesine göre ise ancak mahkemelerce verilen nihai kararlara karşı temyiz yoluna başvurulabilir. Geçici hukuki korumalarla ilgili hükümlerin yer aldığı HMK'nın 10. kısmının 2. bölümünde düzenlenen delil tesipiti kararlarına ilişkin temyiz yoluna gidilebileceğine dair bir hüküm bulunmamaktadır. Tespit isteyen 11/02/2013 tarihli dilekçesinde talebinin delil tespiti olduğunu beyan ettiğine göre, yukarıda yapılan açıklamalar uyarınca delil tespitine ilişkin kararların temyizi mümkün olmadığından delil tespiti istenilen vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, aleyhine delil tespiti isteyen vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 27/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy