MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/07/2014 tarih ve 2013/71-2014/237 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin 5363 sayılı Yasa kapsamında 2010 yılından beri narenciye ürününü ... garantörlüğündeki yetkili sigorta şirketi olarak davalılara sigorta ettirdiğini, sigorta edilen ürünün 07.10.2012 tarihindeki doludan zarar gördüğünü beyan ederek 28.401,00 TL ürün hasar tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekilleri; davanın reddini talep etmişlerdir.
İhbar Olunan vekili; davada taraf sıfatlarının olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; 5363 sayılı Yasa'nın 4, 9 ve 14 ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 105/2 maddesine göre davalılar, sigorta poliçesinin düzenlenmesinde acente konumunda olduklarından, davalılara doğrudan dava açılması mümkün olmayıp, ancak ... dava açılabileceği, zira sigorta poliçesi kapsamında davalının, 5363 sayılı Yasa'nın 4. maddesi ile kurulan ve tüzel kişiliği haiz olan Havuz olması gerektiği, yine poliçe kapsamında ödeme yapmakla da, havuzun işletilmesi için kurulan şirketin görevlendirildiği, bu hali ile davalıların pasif husumet ehliyeti bulunmadığı, her ne kadar davacı vekilince dosyaya ibraz edilen 27.05.2013 havale tarihli dilekçe ile Tarım Sigortaları Havuz İşletmesi A.Ş.'nin davaya katılması talep edilmiş ise de, dava dilekçesinde davalı olarak gösterilmeyen taraf, dava açıldıktan sonra ek bir dilekçe ile davaya dahil edilemeyeceği gibi “mecburi dava arkadaşlığı” dışında ıslah yolu ile dahi taraf değiştirilemeyeceğinden ihbar olunan kimsenin davada davalı sıfatını kazanamayacağı gibi, bu kişi aleyhine hüküm de kurulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 22/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.