MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.06.2015 tarih ve 2013/370-2015/52 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "...." ibareli marka tescil başvurusunda bulunduğunu ancak, davalı adına tescilli ... no'lu ''...'' markası nedeniyle TPE tarafından 556 sayılı KHK'nın 7/1-b maddesi gereğince başvurunun reddedildiğini oysa, davalı tarafından anılan markanın tescilli olduğu 36. sınıftaki hizmetler yönünden kullanılmadığını, davalının iştigal alanının sigortacılık olmadığını, davalının kötüniyetli olduğunu ve müvekkili aleyhine haksız rekabette bulunduğunu ileri sürerek, davalı adına ... no ile tescilli markanın 36. sınıftaki hizmetler yönünden 556 sayılı KHK'nın 14. maddesi uyarınca iptalini ve hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin markalarının tanınmış marka olduğunu, davacının hukuki yararının bulunmadığını, haklı sebebin varlığı durumunda markanın hükümsüzlüğünün talep edilemeyeceğini, müvekkilinin kötüniyetli olmadığını, davanın süresinde açılmadığını savunarak, reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının dava konusu markayı 2009-2013 yılları arasında kesintisiz olarak tescilli bulunduğu 36. sınıf yönünden kullanmadığının tespit edildiği, faaliyet alanının tekstil ürünleri ile ilgili olduğu, kullanmama nedeniyle hükümsüzlük davasında kullanımın varlığı veya ciddi bir kullanım olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiği, davalının markayı kullandığına dair delil bulunmadığı, davacı sigortacılık hizmetleri konusunda uzun yıllardır faaliyet gösterdiğinden dava açmakta hukuki menfaati bulunduğu, kullanmama nedeniyle hükümsüzlük davası açılması için zaman sınırlaması ve hak düşürücü sürenin bulunmadığı gerekçesiyle, davalı adına tescilli .... no'lu markanın 556 sayılı KHK'nin 14. maddesi gereğince kullanmama sebebiyle 36. sınıftaki ''kaza, hayat, yangın, sağlık, deniz sigortası hizmetleri, sigorta araştırma hizmetleri, hayat sigortası istatistikleri hizmetleri, aktüelya hizmetleri, sigorta konusunda bilgilendirme hizmetleri, finansal ve parasal hizmetler, bankacılık hizmetleri, finansal yönetim hizmetleri, finansal analiz hizmetleri, finansal sponsorluk hizmetleri, finansal konularda bilgilendirme hizmetleri, faktoring, mal satın alma, alacak toplama organizasyonları hizmetleri, leasing finansal kiralama hizmetleri, taksitle alış veriş kartları düzenleme hizmetleri, para değişim hizmetleri'' yönünden markanın iptaline, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 01,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 04.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy