MAHKEMESİ : FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/10/2014 tarih ve 2014/39-2014/238 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili adına tescilli ... sayılı "..." ibareli marka ve yine aynı ibareyi ihtiva eden 2013 yılına ilişkin markalar varken ... sayılı "..." ibareli markanın davalı adına tescil edildiğini, "..." ibaresini öne çıkaran davalı markasının müvekkili markası ile ayırt edilemeyecek derecede benzerlik taşıdığını, davalının, müvekkilinin uzun yıllara sari çabaları ile kazandığı tanınmışlıktan haksız yarar sağlamayı amaçladığını, halk tarafından işaretlerin karıştırılacağını ileri sürerek ... sayılı davalı markasının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinini, şimdilik 100 TL maddi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zayıf marka mahiyetini arz eden "..." ibaresini içeren bir çok marka bulunduğunu, "..." kelimesinin yardımcı unsur olarak kullanıldığını, ayırt ediciliğinin zayıf olduğunu, taraflara ait markaların birbirine benzemediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, her iki markanın aynı sınıfta tescil edildiği, İstanbul'un bir semti olan "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin bulunmadığı, buna göre asıl unsurun "..." ibaresinin olduğu, bu sözcüklerin jenerik olduğu yönündeki savunmanın kanıtlanamadığı, davalı işletmesinin davacının bir şubesi sanılacağı, tescilli kullanım halinde tazminata hükmedilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı adına tescilli ... sayılı markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, tazminat ve ilan talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 01,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 30/05/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy