MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 18/03/2015 tarih ve 2014/688-2015/157 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı banka arasında akdedilen üye iş yeri sözleşmesi kapsamında müvekkiline pos cihazı verildiğini, müvekkilinin sözleşme şartlarına tümüyle riayet etmesine rağmen davalı bankanın 25.12.2009 tarihinde üye işyeri hesabındaki 105.959,11 TL'ye usulsüz olarak bloke koyduğunu, banka tarafından sözleşmenin 8. maddesinin j bendi gerekçe gösterilmiş ise de, anılan maddeye aykırı bir işlemin söz konusu olmadığını ileri sürerek, blokenin kaldırılmasını ve müvekkilinin hesabında bulunan 105.959,11 TL'nin blokenin konulduğu tarihten itibaren mevduata uygulanan en yüksek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 24.12.2009 ve 25.12.2009 tarihlerinde davacının günlük kart cirosunda önceki dönemlere göre büyük bir artış gözlemlenmesi nedeniyle bu tarihteki işlemler sebebiyle otomatik ani ciro blokesi konulduğunu, bu iki günde yapılan işlemlerin kart hamillerine nakit sağlamaya yönelik olduğundan şüphelenildiğini, müvekkilinin sözleşmeden ve uluslararası charge back kurallarından kaynaklanan haklarını kullanması nedeniyle faiz talep edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davalı bankanın şüpheli gördüğü işlemlerle ilgili olarak davacı hesaplarına bloke koymasının taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine aykırı olmadığı gerekçesiyle davacının davalı bankanın hesapları üzerine koymuş olduğu bloke nedeniyle talep etmiş olduğu faiz alacağı talebinin reddine, kesinleşen diğer hususlarda yeniden hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 01,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 31/10/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy