MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 15. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/05/2015 tarih ve 2013/305-2015/298 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirketin 623 payına sahip ortağı olduğunu, müvekkilinin en son olarak 01/05/2008 tarihinde yapılan Genel Kurula katıldığını, akabinde 2009, 2010 ve 2011 yıllarında yapılan genel kurullara çağrılmadığı gibi 10/05/2013 tarihinde TTK'nın 416. maddeye göre çağrısız bir şekilde Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı'nın gerçekleştirdiğini, bu toplantının yapılabilmesinin tüm ortakların toplantıya asaleten veya vekaleten katılmış olmalarına bağlı olduğunu, müvekkilinin bu toplantılarda temsil edilmediğini ve anılan toplantının da nisap açısından yok hükmünde olduğunu ileri sürerek 10/05/2013 tarihli toplantının yoklukla malül olduğunun saptanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; öncelikle davacının davalı şirketin hissedarı olduğunu kanıtlaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının davalı şirkette 623 pay sahibi olduğunun mahkeme ilamıyla hükme bağlandığı, davacı ortağa çağrı yapılmadan onun veya vekilinin katılımı olmadan yapılan 10/05/2013 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı'nın TTK'nın 416. maddesi uyarınca yok hükmünde, alınan kararların da yoklukla malül olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı ... Anonim Şirketi'nin 10/05/2013 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı'nın yoklukla malül olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 01,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 05/12/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy