MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/03/2015 tarih ve 2014/746-2015/152 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigortalı emtianın yurt içinde davalı sorumluluğunda taşındığı esnada hasarlandığını ileri sürerek, sigortalıya ödenen 2.376,35 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, süresinde ihbar yapılmadığını, hasarın teminat kapsamında olmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacı nezdinde sigortalı emtianın davalı sorumluluğunda iken hasara uğradığı gerekçesi ile davanın kabulüne 2.376,35 TL rücuen tazminatın ödeme tarihi olan 14/06/2012 tarihinden itibaren işleyecek değişik oranlardaki avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve sigortalı tarafından davacı ... şirketine verilmiş temlikname olmasına göre davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, nakliyat emtia sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Dosya içerisinde mevcut ekspertiz raporuna göre, hasarın taşınan malın araç kasasından kayarak yere düşmesi sonucu oluştuğu anlaşılmakta olup, bu durumda hasarın yükleme hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığının açıklığa kavuşturulması, yükleme hatası olduğunun anlaşılması halinde TTK'nın 863/1. maddesi kapsamında ve Dairemiz uygulamaları ışığında, taşıyıcının yüklemeye-istife nezaret yükümlülüğü bulunmakla, taşıtanın ve taşıyıcının kusur oranının belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, davalı yararına bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13/12/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy