MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/07/2014 tarih ve 2013/299-2014/184 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve fer'i müdahil TMSF vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava konusu meblağ 19.292 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkilinin mirasbırakının ...'ne yatırdığı 2.400 TL'nin ... Off Shore Bank Ltd'e aktarıldığını, ...'a el konulması üzerine paranın iade alınamadığını, banka yöneticilerinin bankayı aracı kullanarak dolandırıcılık suçundan mahkum olduklarını ileri sürerek 2.400 TL'nin 21.11.1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hak düşürücü ve zamanaşımı sürelerinin geçtiğini, hisse devir sözleşmesi uyarınca mali vecibenin ve taraf sıfatının TMSF üzerinde bulunduğunu, sadece vekalet işlemi yürüten müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Fer'i müdahil TMSF vekili, murisin 2.350 TL yatırdığını, bunun 382,05 TL tutarındaki kısmının iade edildiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini, husumetin off shore bankasına yöneltilmesi gerektiğini, bankanın havale işlemini gerçekleştirdiğini, off shore hesap cüzdanına itiraz edilmediğini, davacının müterafik kusurunun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Fer'i müdahil ... vekili, müvekkilinin bir borç üslenmesinin bulunmadığını, asıl muhatabın TMSF olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, muris tarafından yatırılan mevduatın ... Off Shore Bank Ltd. hesabına havale edilmiş gösterilmesine rağmen davalının külli halefi olduğu ... bünyesinde kaldığı, bu nedenle ...'nin ve külli halef sıfatıyla davalının sorumlu olduğu, davacıların zararının Off Shore bankası aleyhine girişilen yasal işlemlerin yapılmasından ve davacıların alacağını dava dışı ... Off Shore Bank Ltd'den tahsil edemeyeceğinin anlaşılmasından sonra başlayacağı, zamanaşımı başlangıcının da bu an olduğu, ceza mahkemesi kararında off shore bankasının suç işlemek üzere kurulan paravan bir şirket olduğunun kabul edildiği, anılan bankanın borçlarını ödemekten aciz olduğu, hakkında açılacak dava ve takiplerin sonuçsuz kalacağı, bunun dosyaya sunulan birçok karardan anlaşıldığı, bu itibarla zamanaşımı defiinin kabul edilmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 1.967,95 TL'nın 06.12.1999 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve feri müdahil TMSF vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekili ve fer'i müdahil TMSF vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekili ve fer'i müdahil TMSF vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı Banka'ya adesine, 13/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.