MAHKEMESİ:ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/03/2015 tarih ve 2015/382-2015/384 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati hacze itiraz edenler (borçlular) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz kararına itiraz edenler (borçlular) vekili, müvekkilleri hakkında ihtiyati haciz kararı alındığını, bankaya alacak hakkı tanıyan ve müvekkillerince imzalanmış hiç bir belgenin bulunmadığını, hesap katı ile borcun ödenmesi ihtarının müvekkillerine tebliğ edilmediğini, asıl icra takibine de itiraz edildiğini ileri sürerek ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
İhtiyati haciz talep eden alacaklı banka vekili, ihtarnamelerin müşterek borçlu ve müteselsil kefillerce bankaya bildirilen adreslerine gönderildiğini, borcun muaccel hale geldiğini savunarak itirazın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, İİK'nın 258/1. maddesine göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hususunda kanıya ulaşmasının yeterli olduğu, bankanın alacağın muaccel hale getiren ihtarname ve alacağa dayanak hesap özetini borçlulara gönderdiği, hesap kat ihtarının tebliğinin gerekmediği gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati hacze itiraz edenler (borçlular) vekili temyiz etmiştir.
Talep, ihtiyati haciz kararının kaldırılması istemine ilişkindir. Alacaklı Banka vekili, borçluların, müvekkili tarafından kullandırılan kredinin müşterek borçlu ve müteselsil kefili olduklarını, hesabın kat edildiğini ileri sürerek ihtiyati haciz isteminde bulunmuş, itiraz eden kefiller ise talebe dayanak kredi ilişkisinde kefaletlerinin olduğuna dair imzalarını içeren bir belgenin bulunmadığını bildirerek ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmişlerdir. Alacaklı Banka tarafından talep dilekçesine eklenen belgelerde muteriz kefillere borcun ödenmesinin istendiği ihtar ve asıl borçlu ile talep dışı kefilin muhatap gösterildiği hesap kat ihtarına yer verilmiş, ancak bu belgelerde muterizlerin imzasını ihtiva eden kefalet sözleşmesi bulunmadığı gibi itiraz dilekçesinin alacaklı banka vekiline tebliğinden sonra verilen dilekçede itiraz edenlerin kefil olarak imzaladıkları sözleşmenin sunulduğu belirtildiği halde anılan dilekçe ekinde dahi muterizlerin kredi sözleşmesinin müşterek borçluları ya da kefilleri olduğunu gösterir evrak dosyaya ibraz edilmemiştir. Bu durumda, itiraz eden borçluların ileri sürdükleri sebepler İİK'nın 265. maddesinde gösterilen sebepler arasında bulunmakta olup itirazın kabulü gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle ihtiyati hacze itiraz edenler (borçlular) vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın muterizler yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 30/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.