MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/05/2015 tarih ve 2014/13-2015/187 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı Şirket tarafından kullanılan genel kredi sözleşmesine müteselsil kefil olduğunu, davalının kredi taksitlerini ödememesi üzerine borcun 16.374,15 TL’lik kısmının müvekkili tarafından kefil sıfatıyla ödendiğini, ödenen meblağın davalıdan tahsili amacıyla 03.03.2013 tarihli ihtarname gönderildiğini ileri sürerek 16.374,15 TL’nin ödeme tarihinden ihtar tarihine kadar ticari faiziyle birlikte, ihtar tarihinden itibaren ise ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladığında müvekkili şirketin %35 hissesine sahip olduğunu, daha sonra şirketteki hisselerini devrettiğini, işbu davanın daha önceki şirket yöneticilerine karşı açılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davalı şirket tarafından imzalanan genel kredi sözleşmesinde davacının müteselsil kefil olarak yer aldığı, davacının kefil sıfatı ile taksitlerden ibaret olmak üzere toplam 16.374,15 TL’yi alacaklıya ödediği, TBK'nın 596. maddesi gereğince kefilin alacaklıya ifada bulunduğu ölçüde onun haklarına halef olacağı, yine TBK'nın 597. maddesi gereğince kefilin yapmış olduğu ödemeyi borçluya bildirmiş olduğu gerekçesiyle 16.374,15 TL'nin 10.10.2013 tarihine kadar ticari faiz bu tarihten itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 838,72 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 17/04/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.