MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/03/2015 tarih ve 2014/505-2015/101 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin “...” ibareli 3, 9, 14, 18 ve 35. sınıf ürün ve hizmetleri içeren birden çok tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının daha önce “... ...” ibareli 09.10.2009/53104 sayılı takma saçlar ve saç aksesuarları ürünlerini içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, başvurunun müvekkilinin itirazı üzerine reddedildiğini, davacının ret kararının iptali istemiyle ... 4.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde dava açtığını, yapılan yargılama sonunda anılan ürünlerin müvekkilinin markalarının kapsamındaki 3.sınıftaki kozmetik ürünleriyle aynı tür olduğu, bu haliyle iltibasa neden olacağı gerekçesiyle açılan davanın 22.10.2012 gün ve E.2011/247, K.2012/227 sayılı kararla reddedildiğini, davalının bu kez 27.05.2011 tarihinde “... ...” ibaresindeki “...” ibaresini çıkararak sadece “...” ibareli takma saçlar ve saç aksesuarları ürünlerini içeren 2011/44807 sayılı markayı adına tescil ettirdiğini, başvurunun tescilinin müvekkilinin “...” esas ve ayırt edici unsurlu markaları ile haksız rekabet ve iltibasa sebebiyet vereceğini, ayrıca müvekkilinin markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını, müvekkilinin sahip olduğu markasının itibar ve ayırt edici karakterine zarar vereceğini beyanla davalı adına tescil edilen markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; tescilli markalarla başvuru konusu ibare arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının tespitinde işaret ve markanın görsel, sescil ve anlamsal unsurları itibariyle bütünsel olarak analiz edilmeleri gerektiğini, başvuru ile redde mesnet markaların kapsamlarında yer alan ürünler itibariyle ortalama düzeydeki tüketicilerin davacı markalarıyla müvekkili markasını karıştırmasının mümkün olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacının “...” ibareli markaların sahibi olduğu, anılan markanın 3. ve 26. sınıftaki ürün ve hizmetler bakımından tescilli olduğu, davalı markasının da "..." ibaresinden oluştuğu, davacı markaları ve davalı markasının aynı olduğu, davacının markalarının 3. sınıftaki kozmetik ürünlerini de içerdiği, davalı markasının ise 26. sınıftaki takma saçlar ve saç aksesuarları ürünlerini içerdiği, bu ürünlerin aynı türden olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3,70 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 11.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.