MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... (Kapatılan) ... 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/06/2014 tarih ve 2013/548-2014/157 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı Banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı banka ile akdettiği üye işyeri sözleşmesi kapsamında davalı bankaya ait POS makinalarını kullandığını, yıllardır 0 komisyon bazında kredi kartı ile tahsil edilen tutarların ertesi gün müvekkilinin hesabına geçmesi şeklinde çalıştıklarını, davalı bankanın müvekkilinin onayı olmaksızın kredili hesabından düşük ciro iddiası ile 9.107,70 TL'nin çekildiğini ileri sürerek, 9.107,70 TL'nin el koyma tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının üye işyeri olarak davalı bankanın POS cihazlarını kullandığı, taraflar arasındaki sözleşmenin 1. maddesindeki ciro oranlarının yer aldığı, 2. paragrafında ciro oranlarının elle doldurulduğu ve rakamlar üzerinde değişiklik yapıldığı, sözleşmede sadece belli sayfaların davacı firma tarafından imzalandığı, komisyon yüzdesi ve ücretlere ilişkin bilgilerin boş bırakıldığı, davalı bankanın kesintiye dayanak gösterdiği sözleşmedeki esaslarda yapılacak kesinti ve yüzde oranına ilişkin açık bir hüküm bulunmadığı, benzer olayda davalının kesintiyi iade ettiği, buna göre taraflar arasında komisyonsuz çalışma şeklinde teamül oluştuğu, davalı bankanın herhangi bir bildirimde bulunmaksızın tek yanlı olarak komisyon değişikliğine gitmesi ve komisyon uygulamasının haksız olduğu gerekçesi ile 9.107,70 TL' nin 27/12/2011 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı Banka vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasında akdedilen üye iş yeri sözleşmesi gereğince davalı Banka tarafından davacı hesabından çekilen paranın iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Her ne kadar taraflar arasında akdedilen sözleşmenin tüm sayfaları değil, bazı sayfaları davacı tarafından imzalanmış ise de, sözleşme sayfalarının teselsül etmekte olduğu, son sayfanın imzalandığı ve imzanın da inkar edilmediği hususları birlikte değerlendirildiğinde, sözleşmenin davacı yönünden bağlayıcı olacağı açıktır. Bunun yanı sıra, 18.03.2011 tarihli elektronik posta esas
alınarak, taraflar arasında komisyonsuz çalışma şeklinde bir teamülün oluştuğu sonucuna varılmış ise de, elektronik postanın tarihi de dikkate alındığında, davalı Bankanın sözleşmenin hangi maddesine istinaden iadeyi kabul ettiği açık olmadığı gibi, başka bankalar tarafından bu işler bakımından sürdürülen uygulamanın ne olduğu da araştırılmamıştır. Bu itibarla mahkemece yapılması gereken iade uygulamasının teamül niteliği taşıyıp taşımadığı hususunun, başka bankalara sorulmak ve davalı Banka kayıtları üzerinde inceleme yapılmak suretiyle araştırılması olup, özetlendiği şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalı Banka yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy