MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26/03/2015 tarih ve 2013/562-2015/175 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ile müvekkili arasında Ticari Kredi Sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmeye istinaden kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle davalıya kat ihtarnamesi tebliğ edildiğini, davalı ve kefiller aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından takibe itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu ileri sürerek, 50.237,37 TL'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı banka çalışanlarının ve kredi tediye ile tahsis edilen kredinin ....'ye aktarılmasına ilişkin talimat yazılarında davalının imzasının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, mahkemece karar başlığında "Tüketici Mahkemesi sıfatıyla" davaya bakıldığının yazılması maddi hataya dayalı olup sonuca etkili bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davacıdan harç alınmasına yer olmadığına, 16/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy