MAHKEMESİ:FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/09/2014 tarih ve 2013/175-2014/174 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin "..." ibareli markaların sahibi olduğunu, davalının bu markalar ile karıştırılma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "...+..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...’ye başvuruda bulunduğunu, 2011/00711 kod numarasını alan başvurunun ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığı’na itirazda bulunulduğunu, itirazın reddi üzerine ... nezdinde yapılan yeniden inceleme istemlerinin de reddine karar verildiğini, markaların benzer olduğunu ve başvurunun reddi gerektiğini, ortalama tüketiciler nezdinde müvekkili markası ile davalının başvurusunun iltibas yaratma ihtimalinin bulunduğunu, davacıya ait "..." ibareli markaların tanınmış marka olduğunu, başvuruda yer alan bir takım şekil unsurlarının ve sözcük unsuruna ön ek olarak ilave edilen "...." ilavesinin ayırt edicilik sağlamaya yeterli bulunmadığını, davaya konu kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek 2013-M-2406 sayılı ... kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, dava konusu başvuru ile davacı şirkete ait markaların görsel, işitsel ve genel görünüm olarak benzer olmadığını, değerlendirmenin bir bütün olarak başvuru ile davacı markalarının karşılaştırılması suretiyle yapılması gerektiğini, tanınmışlığa ilişkin 556 sayılı KHK'nin 8/4 hükmü koşullarının gerçekleşmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket, usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının markasının yüksek seviyede ayırt ediciliği bulunan bir marka ve işaret olduğu, aynı mal ve hizmetler yönünden kullanılacak olan davacıya ait asıl unsuru "..." olan başvuru ile davacı tanınmış markalarının ortalama tüketiciler bakımından karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, farklı mal/hizmet söz konusu olmadığından KHK'nın 8/4 hükmü kapsamında bir tescil engelinin bulunup bulunmadığının değerlendirilmesine ihtiyaç görülmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile ... ...’nun 2013-M-2406 sayılı kararının iptaline ve 2011/00711 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı ... vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ...'den alınmasına, 18/04/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.