MAHKEMESİ:FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/01/2015 tarih ve 2013/237-2015/25 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin yedek parça sektöründe uzun yıllardır faaliyet gösterdiğini, "..." markasını kullandığını, 07, 09 ve 12 sınıflardaki mallarda kullanılmak üzere çekişmeli "...... ibareli bir markanın da tescili için 05.01.2011 tarihinde 2011/00672 sayı ile ...'ye başvuruda bulunduğunu, başvurunun ... tarafından ilanı üzerine, diğer davalı şirketin 2009/11571 sayılı markasını gerekçe göstererek itiraz ettiğini, davalı ...'nin bu itirazı kabul ederek müvekkil başvurusundan 12. sınıftaki malları çıkarttığını, bu karara karşı yapmış oldukları itirazın da ... ... tarafından reddedildiğini, bu konuda kesinleşen ... 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2004/1134 E. 2005/597K. sayılı kararın bulunduğunu, bir bütün itibariyle bakıldığında markalar arasında herhangi bir benzerliğin bulunmadığını, müvekkilinin bu ibare üzerinde kazanılmış hakkı bulunduğunu, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre müvekkilinin aynı unsuru içeren markasının değişik kompozisyonlarını aynı mallar için tescil edebileceğini ileri sürerek ... ...’nin 2013-M-4549 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, Enstitü işlem ve kararlarının usule ve KHK hükümlerine uygun olduğunu, dava konusu markaların ve itiraz üzerine çıkarılan malların benzer olduğunu, tüketici nezdinde markalar arasında iltibas yaratabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkilinin dünya çapında otomotiv üretimi yapan şirketlere parça temin ettiğini ve bizzat ürettiğini, “...” ibareli markaların sahibi olduğunu, müvekkili markalarının özelliğinin kırmızı-beyaz bir kompozisyon içerisinde sunulması olduğunu, müvekkiline ait ... markası ile son derece benzer olan ... markasının iptali için ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde 2004/1134E. ile dava açtığını, söz konusu davanın reddedildiğini, bu kararın yerinde olmadığını, huzurdaki davada "..." ve "..." arasında benzerliğe ilişkin bir taleplerinin bulunmadığını, benzerliğin ambalaj kompozisyonuna ilişkin bulunduğunu, bu konuda ... 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2009/178 E. ve 2011/72 K. sayılı kararının da bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından kesin hüküm ya da delil niteliği taşıdığı iddia olunan ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2004/1134 2005/597 E.-K sayılı anılan kesinleşmiş mahkeme kararının konusu itibariyle tümüyle farklı olduğu, mahkeme kararına somut uyuşmazlık bakımından ne kesin hüküm neden kesin delil olarak dikkate alınmasına imkan bulunmadığı, tarafların fiili kullanımlarına ilişkin ... 1 nolu Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2013/311 E. sayılı dosyası üzerinden bu kez davalı şirketin davacı şirket aleyhine açtığı davada alınan bilirkişi raporu ile de çekişmeli başvuruya konu ambalajların ayırt edilemeyecek düzeyde benzer olduğunun anlaşıldığı, dosyaya sunulan ... 1. Nolu Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2009/178 E, 2011/72 K. sayılı Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen karar ile davacının markasının 12. sınıfları da içerecek şekilde kısmen hükümsüz kılındığı, davacıya ait anılan tüm markaların çekişmeli başvuru yönünden kazanılmış hak oluşturmayacağı, davacı başvurusunun ürün ambalajı kutusunun genel görünümü ve ortalama tüketicide bıraktığı bütüncül intiba itibariyle yüksek düzeyde benzerlik taşıdığı, itiraza dayanak marka ile karıştırılması ihtimalinin bulunduğu, ortalama tüketicilerin en azından başvuru ile redde mesnet markayı taşıyan 12. sınıftaki malların aynı işletmeden veya ekonomik veya ticari olarak bağlantılı işletmelerden geldiği yanılgısına düşerek karıştırılma ihtimalinin bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3,70 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 18/04/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.