MAHKEMESİ:FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02/06/2015 tarih ve 2014/318-2015/159 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ... nezdinde “...” ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvurunun ... resmi markalar bülteninde yayınlanmasını takiben davalı şirketin itirazda bulunduğunu, itirazın reddi sonrası davalı şirketin ...” ibareli markasıyla benzerlik bulunduğu gerekçesiyle ... ...’ye itiraz ettiğini, ... ...’nin itirazın kısmen kabulü ile marka başvurusundaki 29, 30 ve 32. sınıftaki bir kısım emtiaların çıkartılmasına karar verdiğini, bu kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin başvurusu ile davalının markaları arasında benzerlik ve karıştırma ihtimalinin bulunmadığını ileri sürerek ... ...’nin 2014-M-3675 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, Enstitü işlem ve kararlarının usule ve KHK hükümlerine uygun olduğunu, dava konusu markaların benzer olduğunu, tüketici nezdinde söz konusu markalar arasında iltibas oluşma ihtimali olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, davanın haksız ve dayanaksız olduğunu, müvekkili şirketin markaları ile dava konusu başvurunun benzer bulunduğunu, karıştırma ihtimalinin olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, başvuru ile redde dayanak markanın da işitsel, görsel ve genel izlenim itibariyle karıştırılması riski bulunacak düzeyde benzer oldukları, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b hüküm anlamında tescil engelinin oluştuğu, ortalama tüketicilerin "...” ve “..." ibarelerinin son iki hecedeki işitsel ve görsel benzerlik dolayısıyla aynı işletmeden veya ekonomik, ticari yada idari olarak bağlantılı işletmelerden geldiği zannına kapılabileceği, karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, ... kararında bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3,70 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 18/04/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy