MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Hasımsız olarak görülen davada...2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/09/2015 tarih ve 2015/52-2015/243 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin keşidecisi olduğu çeklerin kargo şirketinde gönderim esnasında kaybolduğunu, çeklere ulaşılamadığını, çeklerin kimin elinde olduğunun bilinmediğini, çeklerin suiniyetli 3. kişilerin eline geçme ihtimali bulunduğunu, zayi çeklerin üçüncü şahısların eline geçmesi halinde mağdur olacağını ileri sürerek çekler hakkında ödeme yasağı emrinin uygulanmasını ve çeklerin iptalini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davanın kaybolan çek yapraklarının iptali talebine ilişkin olduğu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin kararları dikkate alındığında keşidecinin çek iptali ile ilgili olarak dava açamayacağı, keşidecinin çek zayi iptali davası açma hakkı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, zayi nedeniyle çek iptaline ilişkindir.
Mahkemece, yukarıda açıklandığı gibi davacının dava dilekçesinde keşideci olduğunu belirtmesiyle, keşidecinin dava açamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak her ne kadar davacı keşideci olduğunu belirtse de mahkemece iptali istenen çeklerin hesaplarının olduğu bankalara yazılan müzekkere cevaplarında, davacının dava dilekçesinde belirttiği çek hesaplarının davacıya ait olmadığı beyan edilmiştir. Bu durumda, davacının keşideci değil hamil olduğu ve dava dilekçesindeki keşideci olduğuna dair beyanın maddi hataya dayalı olduğu anlaşılmakla, davacının hamil olduğu kabul edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken keşideci olduğuna göre karar verilmesi doğru olmamış, davacının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 12/04/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.