MAHKEMESİ:FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31/03/2015 tarih ve 2013/107-2015/82 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili müvekkili...'nın, 04. sınıfta ... no ile tescilli ... markasının sahibi olduğunu, davalının ilk önce dava konusu ibaresinin 04. sınıfta yer alan emtialarda tescili için ... no'lu marka başvurusunu yaptığını, başvurunun reddi üzerine davalının bu kez 35.06 sınıfta tescil başvurusu yaptığını, davalı firmanın... ibaresi için yaptığı başvurunun müvekkil markası ile iltibas ve davalı kullanımının KHK. m. 9 kapsamında müvekkilinin ... markasına tecavüz oluşturduğunu, TTK m. 54 kapsamında haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, ihtiyati tedbir kararı verilmesine, tecavüzün durdurulmasına, dava konusu ürünlere el konulmasına ve el konulan ürünlerin ve araçların üzerlerindeki markaların silinmesine, müvekkilinin marka hakkına tecavüz sebebiyle uğradığı zararın giderilmesine bu anlamda şimdilik 3.000 TL maddi tazminata, 556 sayılı KHK’nın 66/1-c maddesi gereğince yoksun kalınan kazancın hesaplanmasına, haksız rekabetin tespiti ile men'ine, dava konusu markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili iki markanın benzerlik arz etmediğini, davacının marka hakkına tecavüzlerinin kesinlikle söz konusu olmadığını müvekkilinin markasını 35.06 sınıfta marka tescilinden doğan hakkı olarak kullanmakta olduğunu, "..." ibaresinin vasıf bildirmesi sebebiyle, ticaret unvanında, tescilsiz işarette ya da marka içerisinde önceki tescilli marka haklarına tecavüz etmemek kaydıyla herkes tarafından kullanılabileceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; taraf markaları arasında 556 sayılı KHK m. 8/1-b anlamında karıştırılma tehlikesi olduğu, davalı adına tescilli 2011 92094 sayılı markanın KHK m. 42 kapsamında hükümsüzlük koşullarının bulunduğu, davalının fiili marka kullanımının, kendi adına tescilli 2011 92094 sayılı markanın kullanımı niteliğinde olmadığı, bu yüzden davalının fiili marka kullanımının davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile markaya tecavüz ve .../...
haksız rekabetin ayrı ayrı men ve ref'ine, dava konusu markanın kullanım şeklini ihtiva eden ürünlere ticari amaçla bulundukları her yerde el konulmasına, üzerindeki markanın silinmesine, silinmesi mümkün olmayanların imhasına, maddi tazminat talebinin kabulü ile, 3.302,93 TL tazminatın 556 KHK 66/c maddesi gereğince davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,... ibareli markanın tescilli olduğu 35. sınıfın tamamı yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 141,52 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 19.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.