MAHKEMESİ:FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
.
Taraflar arasında görülen davada ... .... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01/04/2015 tarih ve 2013/139-2015/93 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen ........2016 günü hazır bulunan davacı vekili Av.... ile davalı vekili Av....dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, “....” ibareli markaların, daha önce aynı gruba dahil olan ... ..A.Ş. adına tescilli iken, ....01.2013 itibariyle adı geçen şirketin ... A.Ş. ile tasfiyesiz birleşmesi neticesinde, anılan markaların ve bu markalara ilişkin talep haklarının, külli halef olarak, davacıya devredildiğini, davalının oğlu ... ...ın, ... ... A.Ş. ile imzalamış bulunduğu 27.....2008 başlangıç tarihli bayilik sözleşmesi gereğince, Şereflikoçhisar'da yürütmekte olduğu “... ... Bayiliği”nin, 27.03.2013 tarihli ihtarname ile feshedildiğini, anılan şahıs aleyhine gerçekleştirilen delil tespiti neticesinde, şahsın işyerini ve ticari faaliyetini kapatmış bulunduğu, ancak, tespit mahallindeki işyerinin, davalı ... adına kayıtlı olduğunun anlaşıldığını, bu tespitte davalının, oğlu ... ....'ın bayilik döneminden uhdesinde kalan “...” markalı reklam panosu, tabela, logo gibi her türlü tanıtım vasıtasını, işyerinde kullanmak suretiyle, müvekkili şirket ile hiçbir sözleşmesel bağı bulunmadığı halde, sanki yetkili bir ... Bayii imiş gibi hareket etmek suretiyle, sair markalı tüplerin yanında, “........” markalı tüpleri de pazarlamaya devam ettiğinin belirlendiğini, delil tespitinin 29.04.2013 tarihinde gerçekleştirildiğini, tecavüzün halen devam ettiğini ileri sürerek, davalı fiillerinin, marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin durdurulmasına, menine, hükmün yayınlanmasına, maddi tazminata ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 30.000,00 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalının davacı şirketin ve yetkililerinin haberi ve bu yöndeki telkin ve talimatları ile tali bayi sıfatıyla faaliyet gösterdiğini, davacının ....... yıldır ........ yetkililerinin bilgisi dahilinde, ........ bayilerinden tali bayi sıfatı ile ........ tüp alıp sattığını, yine müvekkilinin Volkan Bayazit’ten de ........ tüpü alıp ve sattığını, manevi tazminat talebinin koşullarının oluşmadığını, talep edilen manevi tazminatın da müvekkilinin ekonomik mahvına sebep olacak mahiyette fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davalı eyleminin 556 sayılı KHK anlamında marka hakkına tecavüz fiili oluşturmadığı, haksız rekabet teşkil etmediği, sözleşmeye aykırılık da oluşturmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
...- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacının tali bayilik sözleşmesine icazet verdiğinin anlaşılmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
...- Dava, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin durdurulması, meni, hükmün yayınlanması, manevi tazminatın tahsili istemlerine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin “Manevi tazminat davalarında ücret” başlıklı .... maddesinin .... bendinde bu davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücretinin, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunacağı düzenlenmiş olup, manevi tazminat talebinin tümü reddedildiğinden davalı lehine Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde Fikri ve Sınai Haklar Mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen ....200,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken reddedilen manevi tazminat talebi yönünden davalı yararına ....600,00 TL vekalet ücreti takdiri doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın anılan yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasında yer alan “Davanın reddedilen manevi tazminat talebi yönünden; Avukatlık ücret tarifesine göre hesaplanan” ibarelerinden sonra gelen “....600,00 TL” ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine “....200,00 TL” ibaresinin eklenmesine, kararın DÜZELTİLMİŞ BU HALİYLE ONANMASINA, takdir olunan ....350,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, ........2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
.