MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/10/2014 tarih ve 2014/52-2014/488 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı aleyhine 5.01.2007 düzenleme, 01.05.2007 vade tarihli 8.400,00 TL bedelli senede dayalı olarak İcra Dairesi'nin 2011/11526 sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlunun tebligatın usulsüz olduğuna dair yaptığı itirazın İcra Hukuk Mahkemesi'nce kabul edildiğini, itirazın haksız olduğunu, davalının itirazında senet altındaki imzayı inkar etmediğini, sebepsiz zenginleşmediğini ispat külfetinin davalıda olduğunu iddia ederek senede ilişkin alacaklarının 21.04.2011 tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, senede dayalı talebin zamanaşımına uğradığını, vade tarihi olan 1.05.2007'den itibaren 3 yıllık zamanaşımının dolmuş olduğunu, sebepsiz zenginleşmeye dayalı gerek eski gerek yeni TBK'daki hak düşürücü sürelerin geçtiğini savunarak davanın usul ve esastan reddini talep etmiştir.
Mahkemece, 05.01.2007 düzenleme, 01.05.2007 vade tarihli senedin düzenlendiği tarih itibariyle yürürlükte olan mülga TTK'nın 644. maddesine göre açılan ve davacının keşideciye karşı sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak talebinin 818 sayılı BK'nın 66. maddesi uyarınca bir yıl içinde ileri sürülmesi gerektiği, davaya konu bononun 1.05.2010 tarihinde zamanaşımına uğradığı, 01.05.2011 tarihinde sebepsiz zenginleşmeye dayalı dava açma süresinin dolduğu, bu davanın ise 28.01.2014 tarihinde 6098 sayılı TBK gereğince öngörülen iki yıllık zamanaşımı süresinin de dolduğu tarihten sonra açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 18/01/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy