MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada..... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/03/2015 tarih ve 2014/719-2015/283 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadan 7418249 sayılı kredi sözleşmesine istinaden müşteri çeki karşılığı 70.000 TL kredi kullandığını, bu borçların bir kısmının ödendiğini; ancak borcun muaccel olduğu safahatta müvekkili şirket ekonomik kriz nedeniyle yönetilemez halde olduğundan ödeme evraklarının şirket nezdinde bulunamadığını ve davalı bankanın ödeme miktarının tespitinde müvekkiline yardımcı olmadığını, davalının.... İcra Dairesi marifeti ile borcun hiç ödenmediği faraziyesine istinaden takip yaptığını belirterek takip miktarı kadar borçlu olmadığının tespitini dava etmiştir.
Davalı vekili, kredi sözleşmesi nedeniyle borçlu olan davacıya borç miktarının hesabın katı ile birlikte icra takibinden evvel ihtar edildiğini, icra takibine itiraz edilmediğini, kredi borçlarının ödenip ödenmediğinin kredinin çekildiği şube vasıtasıyla araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 7418249 nolu kredi sözleşmesi nedeniyle davacının, davalı bankaya 41.900 TL borçlu olduğu, davalının bu kredi sözleşmesine istinaden icraya koyduğu asıl alacak miktarının ise 72.753,94 TL olduğu, buna göre davacının, davalı bankaya 34.215,53 TL borçlu olmadığı, bilirkişi raporunda, davacının, davalıya bankaya 7418249/2 nolu kredi sözleşmesinden kaynaklanan borçları da hesap edilmiş ise de; icra takibine konulan alacak 7418249 nolu kredi sözleşmesinden kaynaklandığından raporun bu kısmına itibar edilmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının 7418249 numaralı kredi sözleşmesinden dolayı davalı tarafa 34.215,53 TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak; dosya kapsamından yargılama sırasında davalının dava konusu kredi sözleşmesinden doğan alacağını dava dışı....'ye devrettiği anlaşılmaktadır. HUMK'nun 186.maddesi (HMK 125.madde) hükmü gereğince dava açıldıktan sonra iki taraftan biri dava konusunu 3.kişiye
devrederse diğer tarafın seçimlik hakkı vardır. Dilerse temlik eden taraf ile olan davasından vazgeçip,dava konusunu devralan kişiye karşı davaya devam edebileceği gibi,dilerse dava konusunu 3. kişiye devreden taraf hakkında tazminat davasına dönüştürebilir. Dava konusunun davalı banka tarafından dava dışı şirkete devredilmesi ve husumet itirazının yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilecek olması karşısında mahkemece HMK'nın 125. maddesi (HUMK 186.md) hükmü uyarınca işlem yapılması gerekirken, bu hususun gözden kaçırılması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle re'sen bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın re'sen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı banka vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy