MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada.... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 15/09/2015 tarih ve 2015/278-2015/691 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; hesap sahibi ... isimli şahıs adına vekili ...’in davalı Banka Şubesi'nden aldığı çok sayıda çeki imzalayarak müvekkiline verdiğini, karşılıksız çıkan bu çekler nedeniyle müvekkilinin zarar gördüğünü, davalı Banka çek hesabını açarken gerekli araştırmayı, basiret ve itinayı göstermediğini ve kusurlu olduğunu, borçlular aleyhine yapılan icra takip dosyasında her türlü işlem tekemmül ettirilerek aciz belgesi alındığını ileri sürerek 46.120,00 TL’nin 23/07/2001 tarihinden itibaren en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkili bankanın kusurlu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davalı Banka tarafından çek karnesi talebinde bulunan ... ve vekili ... hakkında yapılması gereken ekonomik ve sosyal durum araştırmasının yapılmadığı, şahsın moralite kapasitesi ve sermayesi hakkında yeterli veriye sahip olmadan ticari faaliyetine yeni başlayan, sermaye yeterliliği, mal varlığına ilişkin bir veri ortaya koymayan kişiye çek karnesi verilmek suretiyle ve 19.04.1996 tarihinde ilk çek karnesi karşılıksız kaldığı halde, çek karnesi vermeye devam etmiş olmakla davacının zararının oluşmasına sebebiyet verildiği, davacının da basiretli bir tacir olarak hamili bulunduğu çeki aldığı keşideci hakkında yapması gereken araştırmayı yapmadan çeki kabul etmesi nedeniyle %50 oranında müterafik kusurunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 23.060,00 TL’nin temerrüt tarihi olan 28.07.2001 tarihinden itibaren en yüksek mevduat faizini aşmayacak şekilde avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 1.180,23 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 08/05/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy