MAHKEMESİ : FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/09/2014 tarih ve 2012/84-2014/189 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin tescilli tanınmış “...” markasının sahibi olduğunu, davalının tescilli “...” markasının müvekkili adına tescilli marka ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu ve müvekkilinin itibarının zedelenme ihtimali bulunduğunu ileri sürerek, 556 sayılı KHK'nın 7/ı ve 8. maddeleri uyarınca, müvekkilinin ticaret unvanını/kişi ismini içermesi sebebiyle 556 sayılı KHK'nın 8/5 ve 42/b maddeleri uyarınca, kötüniyetli olarak tescil edilen dava konusu markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkiline ait markanın “...” değil “...” şeklinde olduğunu, davacının tanınmış marka olmadığını, faaliyet alanının farklı olduğundan haksız yarar sağlamasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların markalarını kullandıkları alanların birbirlerinden farklı olduğu, davalı tescil kapsamındaki "lastik sökme ve takma makinaları" ve "otomobil örtüleri" malların davacı markasındaki "lastik" ve "koltuk kılıfı" emtiaları ile karıştırma ihtimaline neden olabileceği, davalının 6. sınıfta "değerli olmayan maden cevheri; adi metaller ile bunların alaşımları ve yarı mamulleri" emtiasında tescilinin davacı markasının itibarına zarar verici nitelikte olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava Dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 06/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy