MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01/10/2014tarih ve 2014/691-2014/296 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankada mevduat ve kredi hesaplarının bulunduğunu, 275207 sayılı vadesiz hesabın müvekkilinin isteği dışında açılarak değişik miktarlardaki mevduatın davalı tarafından bu hesapta tutulduğunu, müvekkilince yapılan bir kısım EFT'lerin anılan hesaba aktarıldığını, kredi hesabına gönderilen çeklerin kredi borcundan düşülmesi gerekirken 275207 sayılı vadesiz hesapta tutulduğunu, istek dışında açılan bu hesabın müvekkilinden gizlenerek tasarruf imkanının ortadan kaldırıldığını, çeklerin tahsiline rağmen krediye mahsubu yapılmayarak kredi borcu için faiz işletilmeye devam edildiğini ileri sürerek şimdilik 10.000 TL'nin ticari faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 07.07.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile talep sonucunu 44.803,05 TL'sına çıkarmıştır.
Davalı vekili, 275207 sayılı vadesiz hesabın davacının bilgisi dahilinde açıldığını, sözü edilen kredilerin çek teminatlı değil ipotek teminatlı olduğu, ipoteklerin arttırılması gerekince ipotekler tamamlanıncaya kadar geçici olarak çek teminatı istendiğini, davacının müvekkiline verdiği çeklerin doğrudan krediden mahsup edilmesinin mümkün olmadığını, kredinin ipotekle teminat altına alınması nedeniyle çeklerin tahsilini müteakip vadesiz hesapta tutulduğunu, teminat farkı tamamlanamayınca davacının kredinin kapatılmasını istediğini, bu andan sonra vadesiz mevduatta bulanan tutarların krediye mahsup edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın davacının bilgisi dışında vadesiz mevduat hesabı açarak davacı tarafından kredi borcuna mahsup edilmesi talimatı ile tahsile tevdi edilen çekleri bu hesapta beklettiği, bu itibarla davalı banka tarafından davacıya kullandırılan krediden haksız faiz ve komisyon geliri elde edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 44.803,05 TL alacağın davalıdan tahsiline, bu alacağın 10.000 TL'sına dava, 34.803,05 TL'sına ıslah tarihinden itibaren değişik oranlarda avans faiz uygulanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.295,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 13/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy