MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/01/2015 tarih ve 2014/304-2015/14 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı ... şirketi arasında tanzim edilen nakliyat emtia sigorta poliçesine konu malların taşındığı aracın 21.01.2010 tarihinde taşıdığı yük ile birlikte çalındığını, bu olay nedeniyle davalı şirkete hasar ihbarında bulunulduğunu, davalı şirketin hasarı ödemeyi reddetmesi üzerine müvekkilince ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/748 esas sayılı dava dosyasında alacak davası açıldığını açılan davanın 27.07.2010 tarihli karar ile emtia nakliyat sigortası genel şartlarının 5. maddesi uyarınca sigortalının yahut bunların adamlarının vekil veya mümessillerinin fiil veya kusurları ile doğrudan doğruya veya dolayısıyla sebep oldukları hasarın sigorta teminatı kapsamında sayılmadığı, somut olayda sigortalı aracın sürücüsünün aracın anahtarını üzerinde bırakarak dinlenme tesisi içerisine gittiği, bu sırada sigortalı eşyalarla birlikte aracın çalındığı, araç şoförünün kusurundan kaynaklı olayın sigorta poliçesinin teminatı kapsamında kalmadığı gerekçesiyle reddedildiği, buna ilişkin kararın Yargıtay denetiminden geçmek suretiyle 2.5.2013 tarihinde kesinleştiği, yargılama sırasında faili meçhul nitelikli olayın failinin daha sonra suçunu itiraf etmesi nedeniyle hakkında ... 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2013/545 esas sayılı dosyasında kamu davası açıldığı ve sanığın mahkumiyetine karar verildiği, söz konusu dosyanın temyiz aşamasında olmasına karşılık bu dosya kapsamındaki beyanlardan ve araç sürücüsünün daha önceki beyanlarından olayın mahkemenin kararına gerekçe yapıldığı şekliyle araç anahtarının arabada bırakılmasından kaynaklanmadığının ortaya çıktığı, bu durumunun daha önce kesinleşmiş ret kararının gerekçesini çürüttüğü ve yargılamanın iadesi istemine dayanak teşkil ettiğini ileri sürerek ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/748 esas 2011/299 karar sayılı dosyasında yapılan yargılamanın yenilenmesi ile 439.034,00 TL'nin 20.10.2010 tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu olayda yargılamanın iadesi koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, daha sonradan ele geçirilmiş olması nedeniyle yargılamanın yenilenmesi koşullarının oluştuğu, yargılamanın iadesine konu 2010/748 esas 2011/299 karar sayılı dava dosyasının reddine gerekçe gösterilen sigortalının yahut adamlarının, vekil ya da mümessillerinin kusuru hususunun ... 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2013/545 esas sayılı dava dosyasında yapılan yargılama neticesinde ortadan kalktığı, davacının 10.01.2010 tarihinde 26.750 kg antep fıstığı emtiasını davalı şirkete sigortalattığı sigortalı emtianın taşındığı araç ile birlikte çalındığı taraflar arasında tanzim edilen poliçe hükümleri uyarınca davalı şirketin hasar bedelinden sorumlu olduğu gerekçesiyle 439.034,00 TL'nin temerrüt tarihi olan 03.08.2010 tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, yargılamanın iadesi talebine ilişkindir. HMK'nın 375. maddesinde yargılamının iadesi sebepleri tahdidi olarak sayılmıştır. Yargılamanın iadesini isteyen davacı vekili üçüncü kişinin savcılık ve mahkeme huzurundaki beyanına dayalı olarak yargılamanın iadesini istemiş olup bu beyanlar HMK'nın 374. maddesinde tahdidi olarak sayılan yargılamanın iadesi sebepleri arasında sayılmamıştır. Bununla birlikte dosya kapsamından davacı vekilinin dayanak yaptığı beyanlar nedeniyle üçüncü kişi konumundaki ... hakkında ... 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2013/545 esas sayılı dosyasında kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda bu kişinin 21.1.2010 tarihinde davacı şirkete ait tır ve buna bağlı çekici içerisinde bulunan malları hırsızladığı gerekçesiyle cezalandırılmasına karar verildiği, dosyanın halen temyiz aşamasında olduğu anlaşılmaktadır. HMK'nın 374. maddesinin 1-ı bendinde bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması hali de yargılamanın iadesi sebepleri içerisinde gösterilmiştir. Olayları açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme hakime aittir. Somut olayda, davacı vekilinin talebinin anılan bent kapsamında değerlendirilmesi halinde yargılamanın iadesinin istenebilmesi için ceza davasında verilen kararın kesinleşmesinin beklenilmesi gereklidir. Bu itibarla mahkemece öncelikle ... 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2013/545 esas sayılı dava dosyasında verilen kararın kesinleşmesinin beklenilmesi, kararın kesinleşmesi sonrasında ceza mahkemesinin olayın oluşuna ilişkin kabulü de gözetilerek yargılamanın iadesi sebebinin sabit görülmesi halinde HMK'nın 380. maddesi uyarınca hüküm tesisi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
2-Kabule göre de, taraflar arasında akdedilen ve davanın dayanağını teşkil eden sigorta poliçesi Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesidir. Söz konusu poliçe mahiyeti itibariyle meblağ sigortası niteliğinde olmayıp sigortalının uğramış olduğu gerçek zararın tazminine yöneliktir. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde doğrudan doğruya poliçe bedeline hükmedilmiş ise de taraflar arasında düzenlenen poliçenin uğranılan gerçek zararı teminat altına aldığı gözetilerek davacının uğradığı gerçek zararın tespitine yönelik araştırma yapılıp sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile hüküm tesisi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 20/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy