MAHKEMESİ: İSTANBUL (KAPATILAN) ANADOLU
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 06/06/2013
NUMARASI: 2013/222-2013/178
Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) Anadolu 14. Asliye Mahkemesi’nce verilen 06.06.2013 gün ve 2013/222-2013/178 sayılı kararı onayan Daire’nin 21.11.2014 gün ve 2013/16476-2014/18155 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı ve yönetim kurulu başkanı olduğunu, şirketin 25.05.2011 tarihinde yapılan olağan genel kurulunun mülga TTK'nın 377. maddesi uyarınca ertelendiğini ancak istenilen önemli bilgi ve belgelerin müvekkiline gösterilmemesi nedeni ile müvekkilinin şirket hesaplarını ve bilançoyu denetleyemediğini, dolayısıyla 28.06.2011 tarihli genel kurulun da ertelenmesinin gerektiğini, bu yöndeki müvekkili talebinin genel kurulda reddedildiğini, bilanço kar zarar hesapları ile faaliyet raporları gerçeği yansıtmadığından genel kurulda TTK'nın 348. maddesi uyarınca özel denetçi atanmasının istenildiğini, bu talebin de kabul edilmediğini ileri sürerek, davalı şirketin 28.06.2011 tarihli genel kurulunun ve bu genel kurulda alınan kararların iptaline, şirkete özel denetçi atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, iptali istenilen genel kurulda alınan kararların yasaya ve anasözleşmeye uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı şirketin merkezindeki bilgisayarlar ile server üzerinde bilirkişi eliyle yapılan incelemeden, 2008-2009 ve 2010 yılı muhasebe kayıtlarında sonradan bir değişiklik yapılmadığının, kayıtların orijinal olduğunun, davalı bilgisayarlarında ikinci bir muhasebe kayıt sisteminin bulunmadığının, bir tek muhasebe kayıt sisteminin bulunduğunun ve bu kayıtların ibraz olunan 2008-2009 ve 2010 yılı bilançolarına uygun olduğunun anlaşıldığı, şirketin 2008-2009 ve 2010 yılı bilanço kâr zarar hesaplarının gerçeği yansıttığı, davacının bu kayıtların gerçeği yansıtmadığı yönündeki iddialarını kanıtlayamadığı, iptali istenilen genel kurulda alınan kararların kanuna ve anasözleşme hükümlerine uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar, davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 21.11.2014 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 57,60 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 19.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy